Çatışma Kavramına Kısaca
İnsanoğlu varlığını sürdürmeye başladığından beri çatışma ve uyuşmazlık her an olmuştur. Ve bu hayatta kalma mücadelesi, soyun devam etmesi, vs gibi sosyolojik, psikolojik ve hayvani etmenler olduğu sürece bireylerde, bu çatışma ve uyuşmazlık ortamı devam edecek, sürekli karşımıza çıkacaktır. Sonuç olarak kulağa kötü gelmesine rağmen, sürekli olarak karşılaşacağımız bir durum varsa eğer ortada, o zaman bizim bu durumu iyi yönetmemiz gerekmektedir.
Bu etkileşim süreci içerisinde varsayılan taraflar arasında kıt olan bir şeyi elde etme mücadelesi, aynı hedef için hareket ederken görüş farklılıkları, inanç ve ideolojik yaklaşımlardaki farklılıklar, yaşam standardında ki farklılıklar bir takım uyuşmazlıkları doğurabilir. Bu uyuşmazlıklar zamanla çatışmalara dönüşür.
Çatışma genel olarak, çok olumsuz bir şey gibi görünür, ve karşı tarafa zarar verildiği düşünülür. Aslında, çatışmalar en temelde karşı tarafa görüşünüzü ve isteklerinizi kabul ettirmeye yönelik bir eylemdir. Şiddet eğilimleri çatışmanın en uç örnekleridir. Çoğu zaman çatışmalar bu raddeye gelmeden uzlaşma sağlanır.
Genelde çatışmanın var olduğu durumlarda, sorumlu kişiler kötü yöneticilikle eleştirilir, ama bu yanılgının aksine, çatışma her ortamda olacaktır, iyi yöneticilik çatışmayı yönetebilmekte saklıdır. Kimi kişiler çatışmanın acil olarak çözülmesi gerektiğini düşünürken, kimi kişiler ise kendi haline bırakıldığında bir müddet sonra çözüleceğini düşünürler. Teorik olarak doğruluğu bile tartışılabilinecek olan bu yaklaşımlar pratikte zararlı olabilirler. Kendi haline bırakılan bir süreçte, uyuşmazlıklar giderek çatışmaya ve daha sonrada çatışmanın sonucu giderek artmaya başlayabilir. Öte yandan, hızla çatışmanın çözülmesi gerektiğini düşünenler, konun bütünselliğini kaybedebilir, ve uygun çözümlerden uzaklaşabilir. Bu biraz geştalt kavramını çağrıştırır (bu konuda ilerleyen günlerde umuyorum bir yazı yazacağım).
Çatışmanın asla statik bir yapısı yoktur, dinamiktir, sürekli geçiş süreçleri içerisindedir. Bu bağlamda önemli olan şey, çatışmanın analizidir. İyi analiz edilmiş bir çatışmanın hangi evrelerden geçeceği yahut hangi evrelerde nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda, büyük ipucu sağlar. Bu da çatışmanın yönetimi için oldukça önemlidir. En basit bir farklı düşünceden, şiddet dozajına kadar herhangi bir evrede bulunabilir çatışma, ve tabiki bunlar arasında sürekli hareket halindedir. Aslında kategorize etmek açısından bu evreleri şu şekilde sıralayabiliriz ;
- Basit Farklılık
- Anlaşmazlık
- Uzlaşmazlık
- Kampanya
- Yasal Çekişme
- Şiddet ve Kavga
Şiddet ve Kavga düzeyine erişmiş herhangi bir basit farklılığın bütün evreleri yaşadağı anlamına gelmez, bu düzeydeki çoğu çatışma daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Kimi zaman sürecin ters işlediği zamanlarda görülebilir. Farklılık yaşayan insanların, psikolojilerine, sosyolojik ve sosyoekonomik durumlarına göre değişiklik gösterebilir.
Çok emin olmamakla birlikte, ilerleyen zamanlarda bu konu hakkında detaylı yazılar yazabilirim. Tahmini olarak yazma olasılığım olan yazılar şu başlıklar altında olabilir;
- Çatışma Kaynakları
- Çatışmalarda Sosyoloji
- Çatışmanın Duygusal Boyutu
- Çatışma Yönetiminde Strateji
- Çatışma Sürecinde İletişim

