Günlük Yazmak

Esasında bu başlığı web sitesi açmak olarak da genelleyebiliriz. Tabi ki günümüz şartların da böyle bir genelleme için pratikde fazla iddialı kaçabilir. Google da web sitesi kirmizivesiyah.org da =) Ancak yinede, sanal dünya içerisinde kendime ait bir evim, bir nevi arsam, bana ait bir yer olması güzel bir duygu. Benim bilgisayarla tanışmam aslında pek çok insanın olduğu gibi amigalara ve com64 lere dayanmaz. Hatta lise hazırlık sınıfında, binbir zorluklarla aldığırdığım, pentium bir makine kadar geriye gidebiliriz ancak. O dönemlerde, benim bu mesleğe sahip bir insan olacağımı inanın ben de tahmin etmediğimden, bilgisayar benim gibi meraklı biri haricinde ki herkes için gereksiz bir harcama olarak görülüyordu.İşin göz bozulması, radyasyon vs gibi abuk sağlık önlemlerinin oluşturduğu refleksler bi tarafa =)

Neyse ben bilgisayarla tanıştığımda, insanlar FIFA oynuyorlardı yani, o kadar yakın bir tarih kısaca =). O dönemde şimdi Alcatel de sanıyorum JAVA developer , bir arkadaşım vardı, lise de aynı sınıftaydık. Bu denli dinamik yapılı web siteleri gündem de değildi. Sanıyorum google da yoktu. Arkadaş da biraz html kodlarından anlar ve Frontpage kullanabildiğinden baya yalvardığımı hatırlıyorum bana göstermesi için =) Sağolsun bir gün 1.5 saat kadar bana web sitesi yapımı ve frontpage hakkında bilgi verdi. (link bağlamalar, frontpage de sayfa yapısı, geocities den free alan alma vs). Bu olay enteresan bi ufuk açmıştı. Bir anda hep daha fazlasını isterken bulmuştum. O zamanlar açmış olduğum web sitesi daha sonradan sanıyorum 2001 senesiydi kirmizivesiyah.org olarak değişti.

BaÅŸlarda her yeni yetmenin hayalini süsleyen phpnuke kurulumu yapmıştım. Tabi o dönemlerde bilgisayar mühendisi olmak phpnuke kurulumunu baÅŸarmakla eÅŸ deÄŸerdi=) o kadar zor geliyordu. Her ÅŸeyden önce böylesi bir teknolojiye ÅŸaşırmak o kadar zamanımı alıyordu ki yeni bir ÅŸey örenirken oldukça zorluk çekiyordum. “Åžimdi bu beni dünyaya baÄŸlicak öyle mi? Yani ben ABD deki bir insanın yazılarına mı ulaÅŸabileceÄŸim ? Birdakka birdakka bu bütün sınırları kaldırıyor galiba yok artık!” bu tepkiler uzadıkça saatlerin geçtiÄŸini filan biliyorum. Neyse o dönem aslında benim hakikaten yayına baÅŸladığım zamanlardı diyebilirim.

Psikoloji, Matematik ve felsefe ağırlıklı yazılar yazardım ozaman, tabi baÅŸkalarının yazılarına da yer verirdim. Üyeler forumlar derken bir noktada durdum düşündüm. Burası artık benim yerim olmaktan çıkmıştı. Huzeyfe’nin bu yazısında aslında bu konuda güzel ipuçları var. Evet insanlar için bir ÅŸeyler yapmak, ortaya birÅŸeyler koymak filan güzel bir ÅŸey. Ancak zamanla web dünyasının geliÅŸimine ÅŸaşırdığım ÅŸeylerin heyecanı kaybolmaya baÅŸlamıştı. BaÅŸkaları okusun diye yazdığım ÅŸeylerle doluydu. Bana dair benim olan hiç bir ÅŸey yoktu.

Sonunda siteyi radikal bir kararla kapatarak, blog sistemine dönüş yaptım. Daha sakin, daha kendimle bir hayatı seçtim. Forum ve yazı denetimlerinin olmadığı, üye sayımı nasıl artırırım diye düşünmediğim ve bilimum portal sistemlerinde ki sorunların çözümüne kafa patlatmadığım, insanlara çeşitli portal sistem kurulumunda yardım etmek gibi bir misyon yüklenmediğim filan. Ben bana dair birşeyler yazardım ve okumak isteyenler okurdu. Kulağa hoş geliyor.

Bu isteğim tam da blogculuğun yükselişe geçtiği zamanlara denk gelmişti. Eh ben de yavaştan kendimi bu denize atıverdim. Sonraları ise karşılaştığım bir başka çelişki oldu. Takip ettiğim bloglarının çoğunun teknik bloglar olduğunu farkettim. Üstelik bu blogların çoğunda, yazarların hayatlarına dair bilgiler yoktu. Bu noktada oldukça zaman kaybettim diyebilirim. Sonra düşündüğüm de aslında, ilgi ile teknik yazılarını takip ettiğim insanların hayatlarına dair bir şeyler bilmek istediğimi farkettim.

Öyle ya, öklid teoremi heyecan verici, ama üç farklı pisagorla ispatlanabilmesi daha da heyecan verici. Bu insanların bu yazıların ortaya çıkışları, arkaplanlarında sahip oldukları yaşam da bence bir o kadar önemli ve ilham verici olabilir. Bu nedenle, keni blog çizgimde, tüm ilgilendiğim alanlarla veteknik yazıların yanı sıra bana dair yazılarla da doldurmak istediğimi farkettim. O zaman bu iş farklı bir tarafa çekilme durumundan kurtulmuş ve iyiden iyiye benimle ilgili fakat sadece teknik yazıları değil bir bütün olarak takip etmek isteyen insanları çekmiş oldu.

Aslında teoride bunun bir önemi yok. İngilizce sitemin takipçisi de çok az. Gerçi yeni açtım. Ancak şu var. Başka biri için yazmadığınız da birilerinin takip etmemesinin önemsiz olduğu kadar, bütünüyle takip edenler de size ait sıradan yazıları da takip ettiğinden daha mutluluk verici. Öte yandan, birileri için yazmak gibi kendiliğinden misyon edinmemiş oluyorsunuz.

Nihayetinde, internet sosyal bir yaşam, nasıl dışarıda başkalarının yorumları yahut söyleyecekleri şeylere göre yaşamıyorsak, burada da aynı şey geçerli. Bazılarının yazılarının teknik olması gerektiği gibi bir zorunluluk hissettiğini düşünüyorum. Takip ediyorum. Yeni bir teknik yazı yoksa onlara daair bir bilgi de yok. Yaşamları durmuş. Blog tutuyoruz, Paper değil =P

Benim çağrım şu, teknik blog sahipleri, kendinizden de bahsedin, nasıl hayatlar yaşadığınızdan, normalize edebilelim sizleri, buda gerçek birar insan olduğunuzun yine insanlar tarafından captcha denetimi olsun. =) Bazen tuvalete gitmediğinizi düşünyüorum =) yada yemek yemediğinizi filan.

Linux gezegenini çok ilgilendirmeyen bir yazı ama oradaki insanlara da gitsin, onlar da çağrımı duysun istediğimden gezegen tag ını da ekliyorum, affola =)

PS: Noluyo lan bana önce akademisyenler şimdi blogcular heryere sallar olmuşum =)) tesadüf tabi sistematik bir işkence değil =)

Etiketler:

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

Gerçekten güzel bir konuya deÄŸinmiÅŸsiniz. Bence de blogların olması gerektiÄŸi çizgi bu. Ben bir blog üzerinde teknik bir yazı okuduÄŸumda bilgileniyorum, fakat teknik bir konuyu yaparken yaÅŸanan duyguları anlatan bir yazı beni etkiliyor. İnsanların hayatlarından bir ÅŸeyleri bilmek, bir sorunla karşılaÅŸtıklarında verdikleri tepkileri görebilmek, duygularını azda olsa anlayabilmek önemli bir ÅŸey…

Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)