ODTU ve Güvenlik Sıkıntısı

Yani yazmayayım yazmayayım diyorum ama her günüm ayrı bir mücadele ile geçiyor. Kaldığım yer A3 kapısına yakın ve araba ile oradan kampuse girmeye çalıştım. Ukala bir herif çıktı karşıma ki burada bir parantez açmak istiyorum konuya döneceğim sonra. Bu güvenliklerin ukalalıklarına oldum olası sinir olurum. Üniforma giyerler, bir yere dikerler bu adamları, bir görev tebliğ ederler ve adamlar rollerine öyle kaptırırlar ki kendilerini, çoğu zaman tebliğ edilenden fazlasını yapmaya kalkarlar.

Neyse adam öyle bir tavırlarda ki, sanki bahçesine ağaçtan elma çalmak için giriyorum. Böyle bir sahiplenmeler, yaptığı işi, Cumhurbaşkanını korumak ile benzer seviyelere taşımalar, hatta alarm düzeyini kafasına göre kırmızıya yükseltmeler…Aramızda geçen konuşma;

G: Yardımcı olabilir miyim?
B: Teşşekkür ederim yardımlık bir şey yok, teknokente gelmiştim içeri giriyorum. Yolu biliyorum.
G: Teknokent girişi aşağı kapıdan
B: Nası yani? Sonuçta kampuse girmiyor muym? Burdan girince ne oluyor orasının farkı ne?
G: biz işimizi yapıyoruz (olayı direk niye bu boyuta taşıdı anlam veremedim)
B: Ben de yapmaya çalışıyorum, ama sürekli problem çıkıyor.
G: Buradan alamam sizi
B: Ziyaretçi olsaydım? Kimlik bırakıp giremez miydim?
G: Girerdiniz
B: Öyle yapim o zaman çıkarken alırım.
G: Olmaz teknokente geldiğinizi biliyorum
B: Bakın ben istanbuldan geliyorum, aşağıki kapı filan bulamam geç kalıyorum. kaybolurum
G: Benim sorunum değil
B: Sizin sorununuz ne peki?
G: Anlamadım, benim bir sorunum yok
B: Tamam anlaştık o zaman sorununuz yoksa bırakın geçeyim.
G: Mümkün değil.

Şimdi bu kural aşırı saçma, yani tamam anladık, sticker satmak istiyor okul yönetimi ama be güzel kardeşim, kırk yılın başı geliyorum. yolu 13km uzatim mi sadece bir kapıdan girebiliyorum diye. Bu teknokent te çalışanlar suçlu filan mı böle öğrencilerden onları soyutlamış ve Getto gibi kapatılmış. Nedir yani?

Bu olay gerçekten güvenlik temelli bir uygulama olsa, adamlar bu esnekliği her seferinde gösterirler, ama öyle değil, içeri girip çıkan insanın haddi hesabı yok. Yazın minübüsten kimlik sormak için indirmeye kalkan güvenliğe, ayağımı burktum hastaneden geliyorum inmim şimdi beni tanıosun zaten filan diyip girmiştim içeri. Bugün de bir başka sohbet ile girdim içeri; komik..

G: Yardımcı olabilir miyim?
B: Kapıyı açar mısınız?
G: ODTU Kimliğinizi görebilir miyim?
B: Öyle bir kimliğim yok toplantı için gelmiştim.
G: Ne toplantısı?
B: Böyle bir bilgiyi sizinle paylaşamam malesef özel bir toplantı
G: Nerede ?
B: Kampus içinde fakat yer söyleyemem ve gecikiyorum içeri girmem gerekiyor, isterseniz üstünüzü çağırın bir de onla görüşeyim siz bilirsiniz
G: Peki tamam geçin.
B: Teşekkür ederim.

Yorumu size bırakıyorum. Bu yazıyı umarım ODTU lü ilgili herhangi bri yetkili görür de bu saçmalıktan vazgeçerler. Çünkü bazen güvenliğin yaptığı uygulamardan haberleri olmuyor. Misal, Işık Üniversitesi’nde benzer sticker uygulaması olmuştu. Bu dönemde yukarıdan güvenliğe stickersız araçların içeride park etmemesi gerektği üzerine stickersız araçları içerde olmicak şeklinde bi tallimat gitmiş. İşgüzar güvenlikler bunu öyle bir boyuta taşıdılar ki, arabamla geliyorum içeri almıyorlar, babam gelseydi diyorum ozaman alırdık diyor, peki babamla gelseydim arabayı ben sürseydim diyorum, gene alamazdık diyor =)))) yorum yine sizin.

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • MySpace
  • PDF
  • RSS
  • Technorati
  • Twitter

21 Comments

  1. Hehe.. Beytepe’de de aynı sıkıntıları yaşadık sıkça :)
    Ama Beytepe güvenliği ODTÜ kadar uçmuyor. Otobüs kartını öğrenci kimliği diye yiyebiliyorlar mesela :)

  2. Sadece güvenlikte değil bence üniversitelerdeki problem. Memurundan , Sekreterinden başla hepsi kendini bişey zannediyo. Böyle bi havalardalar :D

  3. Hasan Korkmaz |

    kubidir ne yapsa yeridir:)
    Nedir bu bürokrasinin senden çektigi:P

  4. Corpus Callosum |

    @Özgür
    Yani odtudekiler de yiyor sorun yok sadece neden böle bişe olsun ki zaten girmek isteyen giriyor. =)

    @Burak
    Büyük ölçüde katılıyorum =)

    @Hasan
    İnsanların işlerinin yavaşlaması gereksiz prosedürler, anlamsız kontroller bunlar bana göre değil. Biz prosedürcü değil protokolcüyüz =p

  5. Olay yazı da anlatıldığı açıdan bakıldığında size zorluk olarak görünüyor. Ama olayın birde Teknokentin üniversite içinde yarattığı trafik sorunu boyutu var.

    Üniversite mensuplarının çok büyük çoğunluğu toplu taşıma ile seyahat ederken, Teknokent çalışanlarının çok büyük çoğunluğu özel araçları ile seyahat ediyor.

    Üniversite mensuplarının özel araç ile ulaşım talebi ayrıca yüksek ücret politikası ile de sürekli kısıtlanmaya çalışılıyor. Öğrenci için etkili olan yüksek ücretle caydırma çabası Teknokent çalışanı için pek etkili değil. Üniversite çalışanlarının çok büyük kısmının geliri de özel aracın masrafını karşılamaya yetmiyor; ve bu kısıtlama getiriyor.

    Bu noktada eğitim kurumu olan, ulaşımının çoğunu toplu taşıma ve yaya olarak sağlayan üniversite de araçların yarattığı başta ses ve diğer kirlilik, yoğun trafiğin toplu taşıma ve özellikle yaya trafiğini etkilememesi için önlemler alınıyor. Araçların çoğunu oluşturan Teknokente ve ODTÜ kolejine ulaşım için A-7 (Bilkent Yolu – Atatürk Araştırma Hastanesi Kavşağı) Kapısından giriş-çıkış yapılması ve üniversite yerleşkesinin etkilenmemesini öngörülüyor.

    Buna bir de Teknokent çalışanlarının yerleşke içindeki kurallara uymamaları da eklendiğinde ayrılmış bir erişimleri olması çok doğal.

    Bence Teknokent için ayrılmış kapıdan giriş yapan araçların asla kampüsün diğer kısımlarına geçmemeleri, kampüs içinde işi olanların toplu taşımayı kullanmaları, kampüs içine yük ulaştırması gerekenlerin ise diğer kapılardan giriş yapmaları kuralı getirilmeli.

    Kapıdaki görevlilerin nerede olacağı belli olmayan, kiminle olacağı belli olmayan bir toplantı için kimseyi kampüse almaması gerekir. Stickersiz tüm araçların kayıt edilmesi ve misafir kartı alması gerekir.

    Bence üniversite için bir toplantıya katılım için üniversite kapılarından, Teknokentteki bir toplantıya katılım için ise Teknokent kapılarından giriş yapılmalı. Üniversite kapılarından giriş yapmış bir ziyaretçi araç Teknokente geçememeli. Bu konuda ziyaretçiyi Teknokente görüşmeye davet eden şirket önceden bilgi vermeli ki kapılardaki görevlilerin birşey açıklamasına gerek kalmasın ve ziyaretçi en uygun yoldan Teknokent kapısına gelsin.

    Daha sağlıklı ve güvenli bir yerleşkede eğitim görmek üniversite öğrencisinin hakkı.

    Not: Kapı geçişlerinde sahte, farklı kimlik kullanmak üniversiteler de öğrencilerin en fazla disiplin cezası aldıkları konu. Süreli uzaklaştırma cezası veriliyor. Disiplin cezaları dosyanızdan silinemediği için hayatınızın her aşamasında karşınıza çıkıyor. Yani görevliler yiyebilirler, ama yemezlerse cezası bayağı ağır oluyor. Alınan cezalara çokluğuna bakınca alınası bir risk değilmiş gibi duruyor.

  6. Corpus Callosum |

    @Metin
    Gayet güzel anlatmışsınız öncelikle teşekkür ederim. Ben tabi detayları ve trafik yoğunluğunu filan bilemem. Ama şu var genelde teknokent çalışanlarının mesai saatleri olduğu için, bu saatler dışında ne kadar trafik üretebilirler bu konuda çok detaylı istatistiğim yok. O nedenle söylediklerinizi sahip olduğumdan daha makul veriler olarrak kabul ediyorum.

    Benim temel eleştirim bir kampusun güvensiz olması yahut güvenli olması için yapılan çabaların gereksizliği değil, güvenlik işin temel nedeni ise, yaya girenlerden genel sisteme kadar bir sürü noktada bunun gerçekleşmesi gerekir diye düşünüyorum. Çünkü ben kapılardan girerken gördüğüm şey sadece araba odaklı kontrollerin olması.

    Kampus içinde kural tanımama olayının farklı çözümleri olabilir, doğrudan yasaklamanın etkin bir çözüm olduğunu düşünmüyorum. Yada bazı istisnalar tanınabilir, yani üst kapıdan 100 metre uzak ta oturan birinin eskişehir yoluna çıkıp bilekent girişinden girmesi bence çok anlamsız. Bu insanlar para kazanıyor olabilirler ancak, yine de anlamsız.

    Toplantı konusu ise yaptığım bir sosyal mühendislikti, gerçekte böyle bir toplantı söz konusu değildi. İşte eleştirdiğim noktaları daha net göstermek adına verdim o örneği.

    kazandırdığınız bakış açısı için teşekkür ederim. En azından trafik ve gürültü konusunda şikayetçi olunduğunu öğrenmiş oldum. Fakat hala farklı çözüm yöntemleri olabileceğini düşünüyorum. Bu düşüncem yeterli süre orada yaşamadığım için iyimser gibi de gelebilir bunu da anlayabilirim =)

  7. “Yalan her kapıyı açar” diye bir kara değim söleyeyim ben de

  8. Ahmet Özerdem |

    ODTÜ’nün kampüse giriş politikasının bir üniversiteye yakışmadığını düşünüyorum ama itiraz noktanızla onların yanlışı (Metin beyin gayet güzel açıkladığı gibi) birbirini karşılıyor.

    Kamuya açık olması gereken bir üniversite kampüsüne özel kimlikle giriliyor olmasını saçma olarak niteliyorum ama burada amacım, üniversitenin kamu hizmetinden vatandaş olarak yararlanmamın engellenmesine dikkat çekmek.

    Oysa siz, vergi vermeden paraya para katıp, Türkiye’ye ne kattığı hala anlaşılamamış bir sürü şirketin üniversite arazisinde işgal ettiği bir alana, herkesin dolmuş/otobüs kullanarak girdiği bir yoldan şahsınıza özel araçla girmek istiyorsunuz.

    Bu isteğiniz anlaşılmayınca kızıyorsunuz ama bunu anlatma şekliniz bence çok yanlış.

    Herşeyden önce teknokent bir lütuftur ve belirli şartlar dahilinde kullanılabilir. Örneğin şirketinizin orada çalışması için ar-ge yapıyor olması ve bunu üniversite ile yapıyor olması gibi bazı şartlar var. Neden benzeri şartları ulaşım için istemek hakkı olmasın üniversitenin?

    Sonra, Türkçe dilbilginiz ve sözcük dağarcığınız herhangi bir üniversiteden önce, acilen ilkokula gitmeniz gerektiğini gösteriyor. Önce derdinizi anlatmaya azıcık özen gösterin ki, birilerinin sizi dinlemesini beklemeye hakkı olsun.

    Mesela güvenlik görevlisi size üssünü değil, üstünü, yani üst amirini çağırabilir. Hani üs dediğiniz böyle askeri üs gibi bir şeyse, zaten bir alanı tarif eder bir insanı değil.

    Ayrıca ticari ilişkiniz olan bir kurumla ilgili derdiniz varsa, önce onlara yazar, şikayetinizi bildirir, sorup sorarsınız. Blogunuzu takip ediyor olmalarını beklemeniz abesle iştigal.

    Bir dilekçe yazıp bunu ODTÜ ile resmi yoldan tartışmayı düşündünüz mü? ODTÜ her ne kadar, salakça bir politika güdüyor olsa da, yanlış eleştirildikçe kendisini haklı görüyor olma ihtimali artıyordur herhalde.

  9. Corpus Callosum |

    @Ahmet Özerdem
    Yorumunuz ve kelime düzeltmeniz için teşekkür ederim. Tabi ki bu iki kelime arasındaki farkı biliyorum. Yazıları genelde konuşma havasında yazdığım için dilbilgisi denetimine çok özen göstermediğim doğrudur. İlkokul konusunda ise haklı olabilirsiniz. O yıllara geri dönmek isterdim =) İş anlatılmak istenenden uzaklaşıp, doğrudan yerme işlemine girdiğinde sizin de yazınızda hatalar bulmak mümkün.

    Şikayet ve blogumu takip konusuna gelince, tabi ki abes; lütfen! gerçekte bu yazının ne maksatla yazıldığını, tamami ile kişisel gülünç enstanteneler ve çok kişisel bir şikayet bıkkınlıkla ilgili olduğunu anlamamanız, üstüne üstlük de bunu bir hatalı kriz yönetimi durumuna sokmanızı anlayamıyorum.

    Teknokentteki şirketlerin bilançoları ve vergi durumları hakkında inanın bilgiye sahip değilim. İlgi alanım içerisinde de değiller. Ben özgürce arabaysa araba, taksiyse taksi, dolmuşsa dolmuş, yakın olduğum kapıdan daha az zorluk yaşayarak içeri girmek istedim. Bu noktada cümleleri manipüle etmeyin lütfen. Şahsıma ait özel araba ksımını, teknokentteki şirketlerin maddi boyutunu ima ettiğiniz cümle ile birleştirerek, olayı farklı noktaya taşımanız anlamsız. İsteğimin anlaşılmamasına kızmıyorum. Siz de anlamamışsınız, size de kızmıyorum =) Teknokent ile üniversite arasındaki anlaşmalar şartlar vs bunların var olmasının, benim var olan yada olmayan şartlar konusunda eleştiri ve fikir beyan etmeme engel bir durum olduğunu sanmıyorum. Üniversitenin bu şekilde bir ulaşım şartları istemiş olmasını yargılayamaz yahut eleştiremez miyim?

    Yazışma konusunda ise, öneriniz için teşekkür ederim gerçekten aklıma hiç gelmemişti bunlar. Bense kendi blogumdan pardon güncemden ODTU ye savaş açmak istemiştim. Mücadelemi burdan yürütmekte ısrarcı olmamalıydım =) bu noktada bana açılan inanılmaz ufuk için de teşekkür ederim.

    Özetle, var olan tasvip etmediğim bir uygulama için, gayet geyik normları içerisinde bir girdi yayınlandım. Bu kadar içselleştirilip, olayın dilbilim, etik, politik, ekonomik ve idari açıdan analiz edilecek bir yanı yoktu. Ama sözlerinizden sizin de bu uygulamayı saçma bulduğunuz ana fikrini çıkardım. Aynı fikirde olmamız güzel =) Umuyorum cevabımda dilbilim konusunda daha az hata yapmış ve daha az sinirlendirmişimdir sizi.

  10. **** TAKTİKLER VERECEĞİM TÜMÜNÜ OKUYUN ****

    ODTÜ bu işi tamamen sticker satmak için yapmaktadır. Ben her gün yaya olarak kapıdan giriyorum ve %90 oranında kimlik sorulmuyor (eskiden soruyorlardı, 1 senedir böyle).

    Bir ara mezunlar içeri girerken akşam saat 6-8 arası girerlerse 3TL park ücreti ödemek zorunda bırakıldılar. İlk zamanlar makbuz bile vermiyorlardı, özellikle talep ettim, yok dediler. Birkaç hafta sonra makbuzlar hazır edildi.

    Ama misafir olarak gelirseniz sorun yok. Makul saatler içinde geldiğinizde “KKM’de bir toplantıya geldim” ya da “kütüphaneye geldim” deyin. Yok eğer geç saatte geldiyseniz, “yurtlardan bir arkadaşımı alıp çıkacağım” deyin. Böylece kimlik/ruhsat bırakarak ziyaretçi kartı alabilirsiniz ve RAHATÇA (?!) içeri girebilirsiniz.

    Daha değişik taktikler verebilirim. Kendi aracınızla geldiyseniz ve eğer yoğun bir saatte geldiyseniz, kapıdan girerken sağa sinyal verin ve otoparka girin. Araçtan inin, girişteki kulübeye kadar yürüyün ve orada bir dakika kadar oyalanın ve aynen geri dönün; aracınıza binin ve gidin (kart aldığınızı sanacaklardır).
    Eğer kendi aracınız ile gelmiyorsanız, örneğin dolmuşla geldiyseniz, içeride kimlik kontrolü için araç durdurulduğunda araçtan inin (size kimlik sormayacaklardır). Kapıya doğru yürür gibi yapıp birkaç adım yürüyün, dolmuş hareket ederken geri dönün ve dolmuş sırasına girin. Bir sonraki dolmuşun kimlik kontrolü bitince binin ve görevi tamamlayın.
    Ticari taksi ile yoğun bir saatte geliyorsanız, kırmızı türevi herhangi bir kartı aracın içinden gösterin, güvenlik görevlisi sizi salacaktır.

    Daha örnekleri arttırabiliriz, ihtiyacı olanlar Kubilay’a sorsun o bana ulaşır :)

  11. Corpus Callosum |

    @Bekir
    Bu taktikleri ofisteyken verseydin de bugün taksi ile 15 lira girmeseydi =))

  12. Napıym abi, kendin halledebiliyorsun gibi geldi bana.
    yarın halledersin inşallah :)

  13. Odtude yuksek lisansa kayit yaptirdigim donemde de iceri aracla girmek istedigimle kimligim olmasina ragmen aracla almamislardi. Bilkent akademik kimligimi gosterdigimde de sahtekar gibi davranmalari cabasi. gercekten bazen cok isguzar olabiliyorlar.

  14. Ahmet Özerdem |

    Kusura bakmayın ama insan hem kişisel bir şey yazdığını ve hangi açılardan eleştiriye tabii tutulacağı konusunda tasarruf hakkını saklı tuttuğunu iddia edip hem de kamuya açık bir yerde yazmaz, yazıyorsa bunu başka bir takım sistemlerle akregate edip dağılımı için özel çaba harcamaz ya da gelen eleştiriyi başının üzerine buyur eder.

    Hem Türkiye’nin en çok takip edilen planetlerinden birine yazı yollayıp hem de benim yazdığım beni bağlar diye geçiştiremezsiniz.

    Siz nasıl ODTÜ’yü canınız nasıl istiyorsa o açıdan eleştiriyorsanız, ben de sizi canım nasıl istiyorsa öyle eleştiririm.

  15. Corpus Callosum |

    Ahmet bey,

    Kusura bakmıyorum zaten eleştirilerinizi hatta maksadını aşıp hakaret boyutuna varan eleştirilerinizi sempati ile karşıladım ve düşüncelerimi söyledim. Cevabımın sonunda ortak bir noktada da buluştuk. Üstelik, bana dilbisi konusunda hakaret savururken, yaptığınız hatalardan ve kullandığınız yabancı kelimelerden bihaber cümleler kurmaya devam ettiniz. Buna da sizin gibi tepki göstermedim. Ayrıca planet olması temelde de ortak ilgi alanlarına sahip kişilerin kişisel düşüncelerini tuttukları günceleri bir araya getirir. Sadece düşünce olması şart değil elbetteki, tecrübeleri ve bilgileri de geçerli.

    Ben birbirimizi net anladığımızı düşünüyorum. Her şeye rağmen ortak bir noktada buluşabildiğimizi sanıyorum. O nedenle olayı kazanma kaybetme tabanlı bir tartışmaya döndermeye gerek yok.

    Sizden kişisel ricam lütfen yorumlarınızı sitemden eksik etmeyin, ciddiyim bu konuda.

  16. Kesinlikle Üniversite Güvenlikleri hep aynı malesef..

  17. Ben her seferinde teknokent kapısından giriyorum . Kapıdaki güvenliklere sticker ım çıkmadı , arkadaşı alıp çıkıcam , hoca çağırdı ders var demekten bunaldım :) Bunun odtu trafiğiyle falan alakası yok direk para ile alakası var .Sadece dersime girebilmek için 300 ytl sticker parası verilmez, üstelik master öğrencisiyim haftada 1 derse geliyorum.Özül üniversiteler bile böyle değil.Kapıdaki guvenliğe birazcık hadi hadi yapınca zaten giriyorsunuz.Saçmalıktan başka birşey değil.Sırf insanlar o kapıdaki mücadelen sıkılsın ve sticker alsın diye…

  18. güvenlikleri oldum olası sevmemişimdir.

  19. ODTU nun sticker uygulaması, kamuya açık bir alana girişte para alması, Teknokent gibi kiraya verdiği bir araziyi ve o alanda bulunan işyerlerinde çalışanların iş yerlerine gidip gelişte kullandıkları güzergahtan para alması YASAL MI?
    Bu konuyu mahkemeye götüren yada götürmeyi düşünen oldu mu?

    Anayasadaki “Seyahat ve Ulaşım Hakkı” ihlali yok mu?

    Düşünceleriniz?

  20. Partizan Turks |

    ODTU guvenlik kampus icinde kutsal emanet varmiscasina korur kampusu. Iceriye arabanizda sticket olmasina ragmen ne arkadasinizi, ne sevgilinizi, ne akrabanizi sokabilirsiniz. Illa kimlik biraktirirlar kapida. Bi gun kiz arkadasima kendi kimligimi verdim, cuzdaninin plastik kapli yerinden gosterecek kimligi, sahin gozlu guvenlik onu bile gormustu, yuhh demistim. Bide amcamin simdi seni disipline versem iyi mi olur gibisinden tavsiyelerine de maruz kalmistim.

    Ayrica 2003 yilinda mezun olurken, her bolumun yaptigi kornali, davullu kampus turumuzu gerceklestirirken bolumun kalabalikligindan olsa gerek (EEE) fazla gurultu olmus, bu konuda yapilan sikayet sonrasinda arabamin tasit puluna el konulmustu. Okulun son iki haftasi kampuse bile girememistim arabamla. Hakikaten mukemmel bi ceza sekli. Bunu goren diger ogrenciler temelli biraktilar bu tarz konvoylari sanki. Kendilerini birkez daha tebrik ediyorum.

  21. ODTÜ kampüsü kutsal bir emanettir. Bu konuda yanlış yapmayalım. Bu kampüs şehrin yeni popüler ana arteri haline gelmesin.

    Teknokent’teki büyük şirketler çok paralar kazanıyor olabilirler. Sürünen küçük şirketlerden biri benim. Bu yerleşkenin üniversite sanayi işbirliğini arttırmak gibi bir misyonu var. Böyle bir işbirliği, ki en azından benim şirketim yapıyor, doğal olarak benim kampüse toplantıya gitmemi, öğrencilerin bize gelmesini vs. gerektiriyor. Amaç sabah trafiğini ODTÜ üzerinden atlatanları caydırmak olunca makul görünen 300 TL, işbirliğini de zorlaştırıcı oluyor maalesef.

    Kimse 2010 itibariyle uygulamaya konan ve araçların yarısında çalışmadığı halde ille de kapatılan ve kuyruk yaratan RF bariyer sistemine takılmamış nasıl olduysa. Ben ODTÜ’den, bu işi iyi düşünüp uygulamasını beklerdim. Artık güvenlik görevlileri başta olmak üzere herkes, kimin nereden nereye geçmesinin engellenmeye çalışıldığını karıştırmış durumda (Teknokent’e giremeyip de kampüse girmenin mümkün olduğu günler oldu). 300 TL verilip alınmış stickerların çalışmaması da ayrı bir rezalet.

    Partizan Turks hocam, konvoylar berdevam, içiniz rahat olsun. Ayrıca biz mezun olurken (1993) konvoy mu vardı,araba yoktu ki…

Leave a Reply