<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kırmızı ve Siyah &#187; Gezegen</title>
	<atom:link href="http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/category/gezegen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kirmizivesiyah.org</link>
	<description>Kendiliğinden...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Dec 2011 12:41:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Ankara Siber Güvenlik Konferansı &#8217;11</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2011/12/15/ankara-siber-guvenlik-konferansi-11/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2011/12/15/ankara-siber-guvenlik-konferansi-11/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2011 12:38:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji vs]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma Teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[arquanum]]></category>
		<category><![CDATA[cyber security]]></category>
		<category><![CDATA[disiplinlerarası güvenlik çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[information security]]></category>
		<category><![CDATA[multidisciplinary cyber security]]></category>
		<category><![CDATA[siber güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[siber güvenlik konferansı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=326</guid>
		<description><![CDATA[Ankara&#8217;da gerçekleşecek olan Siber Güvenlik Konferansı&#8217;ndan haberdar olmuşsunuzdur büyük ihtimalle. Bu konferansta ben de bir sunum yapacağım. Saat 12.00 da, beni dinleyebilecek cesaret ve sabrınız varsa beklerim =)  Daha önceki yazımda kurduğum topluluktan bahsetmiştim. Siber Güvenlik kavramının Bilişim Güvenliği yöntemleri ile ele alınmayacak kadar çok yönlü bir kavram olduğunu düşünerek yola çıktığımız bu topluluk, genel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ankara&#8217;da gerçekleşecek olan Siber Güvenlik Konferansı&#8217;ndan haberdar olmuşsunuzdur büyük ihtimalle. Bu konferansta ben de bir sunum yapacağım. Saat 12.00 da, beni dinleyebilecek cesaret ve sabrınız varsa beklerim =) <span id="more-326"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Daha önceki yazımda kurduğum <a title="Multidisciplinary Cyber Security Studies" href="http://www.arquanum.com">topluluktan</a> bahsetmiştim. Siber Güvenlik kavramının Bilişim Güvenliği yöntemleri ile ele alınmayacak kadar çok yönlü bir kavram olduğunu düşünerek yola çıktığımız bu topluluk, genel anlamda elini hemen her kritik alanın siber dünyadaki implementasyonlarına bulaştırmaya çalışıyor. Artık güncel hayatımızın bir parçası olan, kendimize ait bir kimliğimizin yaşam şeklimizin olduğu siber dünyada, gerçek dünyamızda yaşanan bir takım gelişmelerin, yapılan çalışmaların nasıl gerçekleştiğini analiz etmeye çalışıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Araştırma alanımız dünyada oldukça yeni ve açıkçası bu alanda çalışmayı düşüneni bırakın, konunun farkındalığını taşıyan arkadaşlarımızı bile bulmakta zorlanıyoruz (dünya çapında araştırmalarımız devam ediyor =p). Ama benim ön görüm o ki -şu ana kadar bu anlamda doğrulandığını söylebilirim- 4-5 yıl içerisinde ciddi araştırmaların yapıldığı, krizlerin çıktığı, adından oldukça söz ettiren bir çalışma alanı haline gelecek.</p>
<p style="text-align: justify;">Özetle bu çerçevede, bilişim güvenliğinden penetrasyon testleri ve siber suçlara, kriminolojiden sosyolojiye, algı yönetimi, kimlik inşası gibi konulardan terörle mücadeleye kadar pek çok problemin yahut sürecin siber dünyadaki yansımalarını inceliyor ve ilgili teorilerin siber dünyadaki yeterliğini araştırıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">22 Aralıkta gerçekleşecek bu konferansta, &#8220;Siber Dünyada Algı Yönetimi Faaliyetleri, Siber Terör, Dolaylı tutum ve 4. Nesil Savaşlar&#8221; isimli bir konuşma yapacağım. Bu <a title="Multidisciplinary Cyber Security Studies" href="http://www.arquanum.com">Arquanum</a> olarak gerçekleştireceğimiz 3. seminer olacak. Umarım daha önce olduğu gibi kazasız belasız atlatırız.</p>
<p style="text-align: justify;">Siber Güvenlik Konferansı hakkında daha detaylı bilgiye ve konferans programına <a href="http://www.siberguvenlik.org">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Arquanum çatısı altında araştırma geliştirme faaliyetlerimizi yakından tanımak yada bize katılmak için <strong>info at arquanum.com</strong> mail adresini ve <strong>www.arquanum.com</strong> adresini kullanabilir, mail listelerimize üye olabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2011/12/15/ankara-siber-guvenlik-konferansi-11/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Niyet Herşeye Muktedir</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2010/07/14/niyet-herseye-muktedir/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2010/07/14/niyet-herseye-muktedir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 09:03:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişsel Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji vs]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Bilimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=249</guid>
		<description><![CDATA[Hafife alınmayacak enteresanlıklar içinde geçen hayatımda, gerek deneyimlediğim gerekse araştırıp öğrendiklerimin süzgecinden vardığım sonuç bu oldu. Evet &#8220;niyet herşeye muktedir&#8221;. İnsanevladı acayip bir eser. Henüz onun kadar çevresi ile etkileşim içerisinde olan bir başka varlık göremedim. Etkiletişim demek karmaşıklık demek böyle bir noktada. O kadar çok uyaran var ki çevremizde, bu da yetmezmiş gibi geçmişimiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hafife alınmayacak enteresanlıklar içinde geçen hayatımda, gerek deneyimlediğim gerekse araştırıp öğrendiklerimin süzgecinden vardığım sonuç bu oldu. Evet &#8220;niyet herşeye muktedir&#8221;. İnsanevladı acayip bir eser. Henüz onun kadar çevresi ile etkileşim içerisinde olan bir başka varlık göremedim. <span id="more-249"></span></p>
<p>Etkiletişim demek karmaşıklık demek böyle bir noktada. O kadar çok uyaran var ki çevremizde, bu da yetmezmiş gibi geçmişimiz de sürekli peşimizdedir. İnsan geçmişinden kurtulabilir mi? Tabi ki hayır! O halde geçmişle uyum sağlamak gerekebilir kafada. Neden? Cevabı basit, geçmişten kurtulamadığımıza göre hayatımız boyunca bizim içimizde, anılarımızda, geleceği algılamamızda, bir konuya fikir yürütmemizde, problem çözmemizde, hatta yemek yapmamızda, temizliğimizde, pisliğimizde her yerimizde var olacak. Ne yani geçmişteki anılarımız yüzünden istediğimiz gibi mutlu olamayacak mıyız ? Çok saçma! tabi ki olacağız. İşte niyet bu gibi noktalarda devreye giriyor ve basit bir kelime değildir. Ama öncesinde biraz daha sallamak istiyorum.</p>
<p>Aklıma bazı sorular ister istemez geliyor bu konuyu düşündüğümde hatta burada hemen 30 sn içinde aklıma gelen soruları paylaşayım siz de bir el atın;</p>
<ul>
<li>Böylesine bir sosyal iletişim içerisinde yaşayan insan ırkının bireylerinin, taşları yerine oturtamadığı bir geçmiş ile geleceğe adım atma eğilimi gösterme lüksü var mıdır ?</li>
<li>Kendi iç dünyası içerisinde bu hissin yeri ne olabilir?</li>
<li>Görmezden gelmek, kaçmak ne kadar süreyle çözüm sağlar?</li>
<li>Kendi yeni geleceğimizi, kendi eski ufalanmış zihnimiz içine hapsetmeye ne kadar gerek var?</li>
<li>Kendimize yeni bir yaşam kurmak &#8220;gerçekten&#8221; ne kadar zor olabilir?</li>
</ul>
<p>Açıkçası bu sorulara doğrudan cevap verme niyetinde değilim, halihazırda yazıyı yazarken bir taraftan aklıma gelen sorulardı, uzatmadan kestim, zira son bir yıldır, hiç adetim olmayan bir şekilde uzatır oldum, zararını gördüm. Öte yandan yazının geneli içerisinde bu sorular üzerine hayata duruşum hakkında fikir edinmeniz de kuvvetle muhtemel. Herneyse konuya dönelim ;</p>
<p><img class="alignleft" style="margin: 5px;" title="niyette keramet var" src="http://farm4.static.flickr.com/3326/3612147253_1030042022.jpg" alt="" width="276" height="207" />Nerede kalmıştık? Evet, herşeyin başında algı geliyor, bilişsel düzeyimiz geliyor. Algıyı pek çok şey şekillendiriyor, analitik düşünme yetisi, zeka, sosyal gelişim süreci, çevresel etmenler, anlık duygudurum değişimleri, geçmiş anılarımız, traumalarımız, alışkanlıklarımız, bakışımız, duruşumuz, yürüyüşümüz, yaptığımız spor, okuduğumuz kitap, konuştuğumuz insanlar, vs vs vs. Bütün bunlar bir araya geliyor, beyinde kimbilir neler oluyor, yeni sinapslar yeni path ler oluşturuyor, yeni bilgiler belgeler kaydediliyor, yeni çıkarımlar yapılıyor, o gidiyor farklı bezleri tetikliyor, belki yeni belki alışıldık hormonlar salgılanıyor, dğeişik hisler filan derken süreç tıkır tıkır çalışıyor.</p>
<p>Süreç iyi güzel fakat ciddi anlamda da sıkıntılı olabiliyor. Benim bile vermekten sıkıldığım örneği tekrarlayacağım;</p>
<blockquote><p>Bir kişi size soruyor; &#8220;Saatin var mı?&#8221;. Bu soruya &#8220;evet var&#8221; yada &#8220;saat 3&#8243; diyebiliriz. Buna işte bu algı ve bilişsel düzeyimiz karar veriyor. Belki koluna bakıyoruz saati var mı diye, saat satıp satmadığına bakıyoruz, çevreye bakıyoruz, geçmiş tecrübelerimizde arama yapıyoruz daha önce bu soruyla karşılaşıldı mı, karşılaşıldıysa ne cevap verildi nasıl bir tecrübe edinildi vs.</p></blockquote>
<p>Ne alakası var diyeceksiniz, geliyorum yavaş yavaş. Size bazen çok uzatabildiğimden bahsetmiş miydim ? Şimdi bu noktaya kadar herşey güzel, belirli bir sistem var, kimi zaman &#8220;false positive&#8221; verse de herşeye tüm yanılgılara, kalıcı hasarlara, geçici duygu dğeişimlerine, ıvır zıvır bir sürü teknik detaya rağmen işleyen bir süreç var. Bizim noktamız bu işleyen sürece etki etme yetisi oldukça yüksek bir kavram olan <strong>niyet</strong> meselesi.</p>
<p>Hepimiz, geçmişimiz yüzünden, bir çok duygudurum bozukluğu, kararsızlık, pira için yorgan yakma sendromu, horizon effect sendromu ve bilimum sendromları hayatımızda yaşamışızdır. Defalarca kendi kendimize depresyona girmiş çıkmışızdır da haberimiz bile yoktur. Kimi zaman biraz daha ciddi düşüşler göstermişizdir de dışarıdan müdahale ihtiyacı doğmuştur filan.</p>
<p>İçinden en çıkılamayacağını düşündüğümüz anlarda bir şeyi hep gözden kaçırırız <strong>niyet</strong>. Niyet gerçek bir psikolojik savaş aracı olma niteliğindedir. Neden? Çünkü, kısmen süreci yavaşlatır, bir köpekbalığının avını suyun üstünde yakalayıp derine çekmesi gibi, süreci yavaşlatırken derinleştirirde. Sizde bir altbilinç oluşturmada yardım eder. Siz farkında olmadan, pozitif gelişme sürecinin içinde bulursunuz kendinizi.</p>
<p>Niyet sanıldığından ve günlük hayatta kullanıldığından daha derin bir kelimedir. Niyet bir duruştur, bir perspektifdir. <strong>Niyet, bütün sıkışmışlığınıza rağmen kendinize bir boşluk yaratmaktır. </strong>Bu sayede kimsenin size açacağı boşluğa ihtiyacınız olmaz. Niyet esasında çözümün büyük oranda kendisidir.</p>
<p>Biz insan ilişkilerinde ve kendi dünyamızda niyeti çok sık kullanırız çoğu zaman farkında olmadan. Ama insanın yapı itibari ile kriz yönetiminde ciddi zaaflarının olması, asıl ihtiyacımız olan kriz anlarında onu etkin bir şekilde kullanmayı engeller. Bu noktada dışarıdan yardım almaktan çekinmemek gerekir. Yardım almak bir doktora gitmenin ötesindedir. Danışmak, tartışmak, fikir sormak, beyin fırtınası yapmak, güvenmek, güven vermek, yani esasında kriz durumunda büyük ölçüde ihtiyaç duyulan şeylerin, başkaları üzerinden, kendi içinizde yükselmesine fırsat vermek. Bu zaten temel bir duruşu ve niyeti beraberinde getirecektir. Size düşen daha efektif ve çözüm odaklı bir hale getirip, sizi rahatsız edecek kavramlardan uzaklaştırıp makyajlamak güzel görünmesini sağlamaktır içinize&#8230;</p>
<p>Evet niyet çevreyi algılamanıza doğrudan etki eder. Siz istesenizde istemesenizde etki eder. İstek her zaman niyetle paralel gelmez <img src='http://www.kirmizivesiyah.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Aşkın gözü kör müdür? Hayır niyettir! Arkadaşlık içinde bir niyet barındırır. Bir insana güvenmeye niyet edersiniz. Oruç tutmadan önce niyet edilir. Niyet teorik anlamda saftır. Burdaki saflık iyilik kötülük temizlik anlamında değil, katısızlık anlamındadır. Niyet biraz daha katıksızdır. Bu nedenle daha iyi bir psikolojik harp aracıdır. Bir insanla ilişkinizi bozmamaya niyetiniz varsa, fedakarlıklarınızla başa çıkacak refleksler geliştirmeniz çok doğaldır. Öte yandan bir ilişkinizle ilgili niyetinizi kaybettiyseniz ya da değiştiyse herşey yük gelmeye başlar. Bu da kendi içinde mantıklıdır.</p>
<p>Örneğin, yaramazlık yapar çocuklar ve aile sabırlıdır. Neden? çünkü niyetleri onları eğitmek ve büyütmektir. Biz aslında niyet gibi inanılmaz bir gücü sürekli kullanırız. Tek yapmamız gereken iyi günlerde değil, kriz anlarında da içimizden yükselmesine izin vermek.</p>
<p>Niyetlerim konusunda zaman zaman hatalar yapsam da, gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki, hayatım boyunca insanların hep niyetlerinin ne olduğuna bakmaya çalıştım. Bunu söylüyor ama niyeti ne olabilir? bu şekilde davranıyor ama niyeti ne? Kimi zaman beni gurursuz gösterse de söylenenlere aldırış etmeden arkadaki niyete odaklanmam, ben yine de bunu yapabildiğim için mutluyum.</p>
<p>Bunu yapabildiğim için değer verdiğim insanlar adına fedakarlık yapabiliyorum gocunmadan. Bunu önemsediğim için, çalıştığım kurumlar için fedakarlık yapmak benim için profesyonellikten öte anlam taşımakta. İyi bir profesyonelden çok iyi bir takım arkadaşı ruhu taşımamın nedeninde bu var.</p>
<p>Bütun bunların yanında en zor zamanlarımda, en içinden çıkılmaz, en yalnız olmayı istediğim zamanlarda üç kavram hayatımı kurtarmıştır.<strong> Aksiyomlarım</strong>,<strong> Niyetlerim</strong>, kuracağım yeni hayat için edindiğim yeni<strong> anlamlarım</strong>.</p>
<p><strong>Yaşadığımız her kötü şeyin cezasını aslında o an çekeriz. Yapmamız gereken son şey bu cezayı geleceğimize ve gelecekteki yenilerimize çektirmek olacaktır. </strong></p>
<p>Bu noktada benim sürecimin algoritması çok kabaca şudur;</p>
<ul>
<li>Sıkıştığımda derine inebildiğim kadar inerim</li>
<li>En temel olduğuna inandığım yerde, niyetime uygun bir aksiyom belirlerim</li>
<li>Bundan sonraki süreci bu aksiyom üzerinden analiz ederim.</li>
<li>Herşey bittiğinde kendimi iyi hissettiğimde dönüp doğrulama yapar bir şey atlayıp atlamadıığımı incelerim.</li>
</ul>
<p>Bu &#8220;swiss army knife&#8221; olabilecek kabalıkta ve aynı oranda derinlikte bir algoritmadır. Bunu çalıştırdığınız spor takımlarındaki krizlerden, aşık olduğunuz kişi ile yaşadığınız krizlere, kendi içsel yolculuğunuzdan, evliliğinize, sektörel krizlere kadar uygulanabilir versiyonlarını çok ama çok kolay bir şekilde üretmeniz mümkün.</p>
<p>Unutmamakta fayda var, inanç çok güçlü bir güdüdür ve temelinde niyet vardır <img src='http://www.kirmizivesiyah.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Böylesine bir gücü kendi iyiliğimiz için yönlendirmek sanırım çok mantıksız ve garip bahanelerle kaçınılmasına gerek olmayan bir yöntem olsa gerek.</p>
<p>Şimdi durun bir dakika o yaptığınız her ne işse bırakın bir kenara, kendinize 10 dk verin. Bu aynı zamanda sevdiklerinize de verdiğiniz bir 10dk olacak emin olabilirsiniz. Bu çerçeve de düşündüğünüzde, ilişkilerinize, çevrenizdeki konumunuza bir el atın. Kimlere ne niyetle nasıl davrnayorsunuz, dahası ne niyetle kendiniz için ne yapıyorsunuz? Eğer kapsamlı ve saf bir düşünce içerisine girer ve <strong>niyetiniz gerçekten bu soruları cevaplamak olursa </strong>emin olun bir yerlerde bir şeyler için kıpırtılar hissedeceksinizdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2010/07/14/niyet-herseye-muktedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>29 Aralık da Kültür Üniversitesi&#8217;ndeyim</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/12/28/29-aralik-da-kultur-universitesindeyim/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/12/28/29-aralik-da-kultur-universitesindeyim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 13:03:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji vs]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma Teknolojileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=223</guid>
		<description><![CDATA[29 Aralık Salı günü İstanbul Kültür Üniversitesi&#8217;nde bir sunum gerçekleştireceğim. OWASP TR ve Web Güvenliği Topluluğu tarafından desteklenen bu sunum ile ilgili detaylı bilgiye aşağıdan ulaşabilirsiniz. Yer: İstanbul Kültür Üniversitesi Ataköy Kampusu, Önder Öztunalı Konferans Salonu Tarih: 29 Aralık 2009 Salı Saat: 12:00 # Yeni dünya düzeni # Oluşan güvenlik ihtiyacı # Hackerlar Cracklerlar # [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>29 Aralık Salı günü İstanbul Kültür Üniversitesi&#8217;nde bir sunum gerçekleştireceğim. OWASP TR ve Web Güvenliği Topluluğu tarafından desteklenen bu sunum ile ilgili detaylı bilgiye aşağıdan ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Yer: İstanbul Kültür Üniversitesi Ataköy Kampusu, Önder Öztunalı Konferans Salonu<br />
Tarih: 29 Aralık 2009 Salı<br />
Saat: 12:00</p>
<p style="text-align: left;"># Yeni dünya düzeni<br />
# Oluşan güvenlik ihtiyacı<br />
# Hackerlar Cracklerlar<br />
# Organize siber suçlar<br />
# Siber savaşlar<br />
# Tehditlerin oluşumu<br />
# Siber terör<br />
# Yeni düzende ayakta kalabilmek</p>
<p style="text-align: left;">Temel anlamda yukarıdaki konulara değinecek olduğum sunumda, Siber Güvenlik kavramının bilişim güvenliği kavramından farklı olarak ele alınması, bu kavram üzerindeki hibrid yaklaşımların önemi gibi konularda da fikirlerimi sunmayı hedefliyorum. Vakit kalması durumunda dijital ortamda nasıl kolayca bilgi toplanabileceği ve bu bilgilerle neler yapılabileceği konusunda ufak bir demo da yapmak istiyorum.</p>
<p><a href="http://www.webguvenligi.org/etkinlik/sunum-istanbul-kultur-universitesi.html" target="_blank">http://www.webguvenligi.org/etkinlik/sunum-istanbul-kultur-universitesi.html</a><br />
<a href="http://www.owasp.org/index.php/Turkey#tab=Meetings.2FConferences" target="_blank">http://www.owasp.org/index.php/Turkey#tab=Meetings.2FConferences</a><br />
<a href="http://www.owasp.org/index.php/Turkey#tab=Local_News.2FBrochure" target="_blank">http://www.owasp.org/index.php/Turkey#tab=Local_News.2FBrochure</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/12/28/29-aralik-da-kultur-universitesindeyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siber Güvenlik ve IstSec&#8217;09</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/11/28/siber-guvenlik-ve-istsec09/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/11/28/siber-guvenlik-ve-istsec09/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 06:56:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=218</guid>
		<description><![CDATA[Internetin üstel bir hızla büyümesi ile birlikte yeni bir alan oluştuğu bu gün artık kaçınılmaz bir gerçek. Bu yeni oluşan alanın genişlemesi, içerisinde oluşan sosyal gruplar, kendine has kültürel yapısı, kendi suçları, kendi önlemleri, kendi faaliyetleri, kendi yapma ve etmeleri ile birlikte aslında gerçek hayatımızın oluşumu ile ciddi parallelikler göstermekte. Şu an içinde bulunduğumuz noktada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Internetin üstel bir hızla büyümesi ile birlikte yeni bir alan oluştuğu bu gün artık kaçınılmaz bir gerçek. Bu yeni oluşan alanın genişlemesi, içerisinde oluşan sosyal gruplar, kendine has kültürel yapısı, kendi suçları, kendi önlemleri, kendi faaliyetleri, kendi yapma ve etmeleri ile birlikte aslında gerçek hayatımızın oluşumu ile ciddi parallelikler göstermekte.<span id="more-218"></span></p>
<p>Şu an içinde bulunduğumuz noktada ise, artık bu yeni alandaki varlığımıza ilişkin güvenlik ihtiyacının ve yatırımlarının -ne kadar geri plana atıp kaçmaya çalışsak da -  farkındalığı artmaya başlamış bulunmakta. Fakat işin kötüsü bu farkındalık yeni yeni artmaya başlamışken, sofistike saldırı vektörleri hayatımızın bir parçası haline gelişmiş ve ara bir anlamda açılmıştır.</p>
<p>Güç, iktidar başta olmak üzere pek çok eski kavramın tanımı sorgulanmalıdır. Pek çok ideolojik, askeri doktrin yeniden ele alınmalıdır. Çünkü bu öyle bir alandır ki, gerçek dünyamızdan bu kadar bağımsız olabilip, bu kadar gerçek dünyamızı etkisi altına alan başka bir teknoloji, bakış açısı, felsefe, davranış modeli vs yoktur.</p>
<p>Gerçek hayatın politik ve milli yansımaları olan ülkelerin sınırlarının çizilmesinden, bu ülkeler arasında oluşabilecek örtülü operasyonlara, yumuşak güç olarak internetin kullanılmasından, doğrudan bir caydırıcılık unsuru olarak kullanılmasına kadar, sadece teknik açıdan değil, siyasal bilimler, uluslarası ilişkiler, psikoloji, sosyoloji, tarih, vb gibi pek çok alan için de önemli bir etken halini almaya başlamıştır.</p>
<p>Buna bağlı olarak ise, henüz gerçek anlamda pek az topluluk bu gidişatın farkında olup kontrollü olarak tavır sergileyebilmeye çalışmaktadır. Bu anlamda saldırıların yada agresyonların kaynağı olan bireyler yahut bu bireylerin oluşturduğu topluluklar, bu güne kadar kural koyucu ve uygulayıcı olan ve literatürlerde çeşitli tnaımları olan organizasyonlardan biraz daha önde yer almaktadır.</p>
<p>Bu gün, dünyanın herhangi bir yerinden internete adım attığınızda, kim olduğunuzun, bankadaki paranızın, sahip olduğunuz maddi ve manevi zenginliklerin ötesinde diğer tüm insanlarla aynı şekilde adım atarsınız. Internet kullanıcısısınızdır. Bu durum olduğu şekliyle devam eder mi? Yeni ekonomik, politik, sosyolojik, dengeler kurulur mu? Bu anlamda siyasal ideolojiler nasıl değişir, bu değişimler gerçek dünyamızı ne oranda etkiler ? Bunlar üzerlerinde kafa yorulması gereken ve akla ilk gelen sorular&#8230;</p>
<p>Neyse nihayetinde, siber alan görmezlikten gelmeye çalıştığımız bir teknolojik gelişmenin ötesinde bir oluşum olmakla beraber bize güvenlik ihtiyacımızı hissettirecek kadar da bizim içimizdedir. Bu anlamda yapılacak her türlü aktivitenin sürekliliği sağlanmalı ve katkı verilmelidir.</p>
<p>Geçen sene, zaman sorunu yüzünden çok isteyip de katılamadığım, IstSec etkinliğine, bu yıl yine zaman sorunum yüzünden sadece ilk gün katılabileceğim. Uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımı görmek, yeni şeyler öğrenmek, zaten bildiklerimi pekiştirmek, yeni insanlar tanımak ve arkadaşlıklar kurmak çok güzel olacak düşüncesindeyim. Anadolu yakasından gidecek arkadaşlar var ise, bana haber etsinler, beraber gidelim <img src='http://www.kirmizivesiyah.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Aşağıda resmi IstSec&#8217;09 duyurusunu paylaşıyorum. Belki benim söylediklerim yeterince anlamlı gelmemiştir. <img src='http://www.kirmizivesiyah.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri,Verdana,Helvetica,Arial;"><span style="font-size: large;"><span style="font-size: 18pt;"><strong>IstSec &#8217;09 &#8211; İstanbul Bilgi Güvenliği Konferansı<br />
</strong></span></span><span style="font-size: 11pt;"><br />
2009 yılında dünyaya damgası vuran ve siber tehditlere karşı önemini daha çok hissettiren siber güvenlik, siber casus yetiştirme politikaları, siber savaşlar ve bu alana yönelik olarak ülkelerin bütçelerinden ayırdıkları hatırı sayılır oranlara ulaşan rakamlar, bilgi güvenliğini bireysel, kurumsal ve ülke güvenliği açısından kritik öneme kavuşturmuştur. ISTSEC ‘09 konferansı bu eksendeki soru ve sorunlara çözüm ve çözüm önerileri sunmayı hedeflemektedir.</span></span></p>
<p>Türkiye’de bilgi güvenliği ve açılımları konusunda kamuoyunda farkındalık yaratmayı, bilgi ve bilinç düzeyini yükseltmeyi hedefleyen ve bu amaçla yılda iki defa yapılan bir konferans olan ISTSEC ’09’un açılışı bu yıl Ulaştırma Bakanı Sayın Binali YILDIRIM tarafından gerçekleştirilecektir.</p>
<p>Bu yıl iki günlük bir program olarak dizayn edilmiş ISTSEC ‘09 konferansının ilk gününde; web güvenliği, Iphone ve telefon dinlemeleri, Hackerlar’ın bilgi güvenliğine bakış açısı, kurum / şirket personelinden kaynaklanan ihlaller gibi bilgi güvenliği konularında spesifik sunumlar ve tartışmalar yapılacaktır.</p>
<p>Bilgi güvenliğinin açılımları niteliğinde olan konular ise panel formatında alanında uzman teknik uzmanlar, emniyetçiler ve hukukçular tarafından irdelenecektir.  Devletlere ve bireylere yönelen Siber Tehditlere karşı, diğer ülkelerde ve Türkiye’deki uygulama örnekleri ele alınacaktır. 2009 yılında dünyaya damgası vuran ve önemini daha çok hissettiren siber güvenlik, siber casus yetiştirme politikaları, siber savaşlar ve bu alana yönelik olarak ülkelerin bütçelerinden ayırdıkları hatırı sayılır oranlara ulaşan rakamlar bilgi güvenliğini bireysel, kurumsal ve ülke güvenli açısından kritik öneme kavuşturmuştur. ISTSEC ‘09 konferansı bu eksendeki soru ve sorunlara çözüm ve çözüm önerileri sunmayı hedeflemektedir.</p>
<p>Konferansın ikinci gününde, bilgi güvenliğinin hukuk alanında karşılığını teşkil eden veri koruması konusu, bilgi güvenliği ile olan ilişkisi ve tıbbi istihbarat, cloud computing, yeni nesil iletişim teknolojileri, uluslararası düzenlemeler ve uygulamalar ışığında değerlendirilecektir. Diğer panellerde, kayıtlı elektronik posta, bilişim suçları, 5651 Sayılı Kanun ve bilgi güvenliği açısından durum tespiti yapılarak çözüm önerileri sunulacaktır.  <strong>Ayrıca tüm beyaz şapkalı hacker’ların davetli olduğu “Capture The Flag” yarışması konferansın ikinci gününde meraklılarına açık olacaktır.<br />
</strong><br />
<strong> ISTSEC 2009, bilgi güvenliği uzmanlarının, hacker’ların, bilgi güvenliğine meraklı olan herkesin, bilişim teknolojisi hukukçuları başta olmak üzere tüm hukukçuların, güvenlik güçlerinin ve bireylerin katılması gereken bir etkinliktir.<br />
</strong><br />
İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim Teknolojisi Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi, Bilgi Güvenliği ve Adli Bilişim Araştırma Grubu ile İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi ve Bilgi Güvenliği Derneği tarafından ortaklaşa düzenlenen <strong>ISTSEC ‘09 Konferansı 12-13 Aralık 2009 tarihlerinde;  İstanbul Bilgi Üniversitesi Silahtarağa Kampüsü’nde gerçekleştirilecektir.<br />
</strong><br />
<strong>Konferansa katılım  ücretsiz olup kayıt yaptırılması zorunludur.</strong> Kayıt için <a href="http://www.istsec.org/" target="_blank">www.istsec.org</a> &lt;<a href="http://www.istsec.org/" target="_blank">http://www.istsec.org</a>&gt;  web sayfasının kullanılması gerekmektedir. Kayıt yaptıran kullanıcılara konferansa bir hafta kala onay mesajı gönderilecektir.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/11/28/siber-guvenlik-ve-istsec09/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akvaryum ve Balıklara Merhaba</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/06/04/akvaryum-ve-baliklara-merhaba/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/06/04/akvaryum-ve-baliklara-merhaba/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2009 19:12:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Linux Açık Kaynak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/06/04/akvaryum-ve-baliklara-merhaba/</guid>
		<description><![CDATA[Bir süredir yazamıyorum. Son dönemde günlüğüme girdiğim yazılar da genelde eğitim sistemine sallayan cinsten yazılar. Bu durup dururken olmuyor tabi, bu sistem içerisinde hayatta kalmaya çalışan biri olarak, yaşadıklarım bunları tetikliyor. 9 ders alıyorum ve son 1.5 aydır sadece sınav olmak için okula gidiyorum. Her gün sınavım var, sınavımın olmadığı günler proje sunumlarım ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bir süredir yazamıyorum. Son dönemde günlüğüme girdiğim yazılar da genelde eğitim sistemine sallayan cinsten yazılar. Bu durup dururken olmuyor tabi, bu sistem içerisinde hayatta kalmaya çalışan biri olarak, yaşadıklarım bunları tetikliyor. 9 ders alıyorum ve son 1.5 aydır sadece sınav olmak için okula gidiyorum. Her gün sınavım var, sınavımın olmadığı günler proje sunumlarım ya da yapmam gereken diğer projeler. Okula mı gidiyorum başka bir yere mi belli değil. Eğitim yerine gidip bildiklerini, bildiklerinden şüpheli olduklarına kanıtlicaksın filan, abuk sabuk işler. Neyse, <span id="more-210"></span>Bu arada çok bunalmış olmam bana uzun zamandır ertelediğim bir isteği hayata geçirmeme olanak tanıdı.</p>
<p style="text-align: justify;">80X40X30 luk bir akvaryum aldım. 80 lt su alıyor. Bu akvaryuma, şimdilik 4 japon 2 angel 1 çöpçü balığı koydum. Florasanı mavi renkte aldım güzel bir okyanus arkaplanı ile akvaryumu tamamlamaya çalıştım. Özellikle henüz süsleme işine başlayamadım. Şimdilik sahip olduğum bir kaç eski parçayı süslemede kullandım yakında süs bitkileri ve kayalarla destekleyeceğim.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir yandan da aralanan yurtdışı kapısının kapanmaması için uğraşıyorum. Umarım bir aksilik çıkmaz. Linux Kullanıcıları Derneği iş takibine girdim bugün uzun bir aradan sonra iki işi üzerime aldım. &#8220;Üniversitelerde linux kullanımın yaygınlanması için örgütlenme&#8221; ve &#8220;Açık kaynaklı projelerin tezlerde daha fazla kullanılması için çalışmalar yapmak&#8221;. Bu konularda zaten kendimce bir takım faaliyetler yürütüyordum. Artık biraz daha sistemli çalışacağım bu sayede. Üniversitelerin ilgili kulüpleri ile iletişime geçmeye başladım teker teker. İlerleyen zamanlarda gelişmeleri aktarırım.</p>
<p style="text-align: justify;">Aranızda, akvaryumculuk ile ilgilenenler varsa tavsiyelerini bekliyorum. =)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/06/04/akvaryum-ve-baliklara-merhaba/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeter !!!</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/04/29/yeter/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/04/29/yeter/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2009 10:06:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=194</guid>
		<description><![CDATA[Ben yüzdüm yüzdüm artık kuyruğuna geldim bir sorun çıkmasın derken, aksilikler de beni bulmaya devam ediyor. Evet temel sorunum ne beyinsiz oluşum, ne tembel oluşum, temel sorunum kendisine akademisyen diyenlerle&#8230; Hadi ben gerizekalıyım, Ahmet gerizekalı, kalanlar beyinsiz moron, bunların haricindekilerde angut, el insaf!!! Bir sınavın ortalaması 100 üzerinden 08 iken, bir dönün de kendinize bakın. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ben yüzdüm yüzdüm artık kuyruğuna geldim bir sorun çıkmasın derken, aksilikler de beni bulmaya devam ediyor. Evet temel sorunum ne beyinsiz oluşum, ne tembel oluşum, temel sorunum kendisine akademisyen diyenlerle&#8230; Hadi ben gerizekalıyım, Ahmet gerizekalı, kalanlar beyinsiz moron, bunların haricindekilerde angut, el insaf!!! Bir sınavın ortalaması 100 üzerinden 08 iken, bir dönün de kendinize bakın. Aceba ben ilgili insanı sınav yapsam kaç soruma cevap verebilir? Eğer cevap verememesini bir marifet sayıyorsam!!!<span id="more-194"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Kurumsal şirketlerde, şampiyonluğa giden takımlarda, zaferlere giden ordularda, yeni ürün geliştirme sürecinde, vs her zaman &#8220;kolaylaştırıcı&#8221; lar vardır. Bunu da geçtim, kutsal kitaplarda, efendime söyliyeyim ilgili kitapların peygamberlerinin hadislerinde, &#8220;kolaylaştırın !!! &#8221; sözü geçer. zorlaştırmak marifet değildir. Öğretmen- Öğrenci arasında bir müsabaka değil eğitim. Neyin çabası?</p>
<p style="text-align: justify;">Tanrı akıl fikir versin ne diyim&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Database dersinde LaTeX gören kaç kişi var ? DB Dersinde, graphfiz ve latex in not üzerinde belirleyici olduğu kaç saçma sistem var? Algoritma Analizi dersinin amacı algoritmaların analiz edilmesi öğrenilmesi mi? Yoksa sınavda kol gibi algoritmaların 1 saat 10 dk da impelement edilebilmesi ve bunu yaparken de insanlara belirli dillerin zorunlu tutulması mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Böylesine öğrenciler üzerinde gereksiz oynayıp eleştirilere kulak tıkayan kaç insan var ? Akademisyenlik öğretmenlik böyle bir şey mi? Doğru düzgün ER diagramı egzersizi bile yapılmamış bir derste Latex ve Graphviz script dillerinden sorumlu olmak onları bu denli öğrenmeye zorunlu bırakılmanın biri bana mantığını anlatırsa ben de kendi kendimi yemkten vazgeçebilirim? Bugün dünyada kaç kişi ER diagramlarını graphviz kullanarak çiziyor çok merak ediyorum. Saçma sapan bir yuvarlak çizmek için neden kod yazim ya? !!</p>
<p style="text-align: justify;">Uzatmak istemiyorum çünkü uzayan her an beni daha fazla nefretle dolduruyor.. İlgililerin bir an önce yaptıkları anlamsız tavırlardan, daha akıl mantık ve realite dolu tavırlara geçiş yapmalarını rica ediyorum. Aksi halde gereken her türlü mücadeleyi gereken her türlü platforma taşıyacam.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/04/29/yeter/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçük Bir Öykü</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/04/17/kucuk-bir-oyku/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/04/17/kucuk-bir-oyku/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2009 16:36:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=184</guid>
		<description><![CDATA[Ne başlık koyacağımdan bir türlü emin olamadım. &#8220;Başarı Öyküsü&#8221; fazla iddialı geldi zira buna öykünün kahramanı olarak bu ismi vermek bana düşmez. Fakat isimlerin bir önemi yok. Önemli olan, bu süreci burada okuyup benimle paylaşanların bir şekilde bir şeyler bulabilmesi. Yaklaşık iki yıl kadar önce bir kriptoloji projesinde bir süre çalışma imkanı yakalamıştım. Konu kaotik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ne başlık koyacağımdan bir türlü emin olamadım. &#8220;Başarı Öyküsü&#8221; fazla iddialı geldi zira buna öykünün kahramanı olarak bu ismi vermek bana düşmez. Fakat isimlerin bir önemi yok. Önemli olan, bu süreci burada okuyup benimle paylaşanların bir şekilde bir şeyler bulabilmesi.</p>
<p><span id="more-184"></span>Yaklaşık iki yıl kadar önce bir kriptoloji projesinde bir süre çalışma imkanı yakalamıştım. Konu kaotik sistemlerde görüntü şifrelemelerinin kripto analizini içeriyordu. Proje gerçekten çok heyecanlandırmıştı beni, çünkü tam da güvenlik üzerine  yoğunlaşmaya karar verdiğim zamanlardı. Yahut aceba mı dediğim anlara denk geldi.</p>
<p>Her ne ise, bir kaç ay sonra projede çalıştığım arkadaşım Cahit&#8217;le şöyle bir konuşma geçti aramızda;</p>
<p>C: Ne düşünüyorsun Kubilay ?<br />
B: Abi biz burda çalışıyoruz. Bir şeyler yapmaya çalışıyoruz peki biz neyiz?<br />
C: Nasıl yani?<br />
B: Ben diyorum ki madem üniversitede bu tarz çaalışmalar başladı, o zaman biz ve bu alanla ilgilenen insanları bir araya getirip bir topluluk kurup, bu tarz çalışmaları daha sistematik hale getirelim.<br />
C: Nasıl olacak o iş ?<br />
B: Şimdi, gerekli idari prosedürleri öğrenip, bir bakayım bakalım nasıl bir süreç işletebiliriz ?</p>
<p>Her şey bu dialogla başladı. Bir süre sonra projeden ayrıldım, Cahit de mezun oldu, fakat bu düşüncem hız kesmedi.</p>
<p>Öncelikle idari prosedürü iyice hatmettikten sonra, tüzük hazırlama işlemine başladım. Tüzük hazır olduktan sonra, etraftan eş dostu kurucu kurul içerisinde göstererek, <strong>Bilgi Güvenliği Kulübü </strong>adı ile resmi kurulum işlemlerini başlattım. Bir kaç haftalık sürenin ardından kulübümüz resmi olarak kurulmuş oldu.</p>
<p>Tabi ki kulübü kurmak yeterli değil, belirli bir sistem belirli bir gelenek oturtmak amacı ile çalışmalara başladım. Bu sırada okul içerisinde propaganda çalışmaları da hızlandı =) Derken Yiğit Güneli topluluğumuza ilk eş dost dışında üye olan kişilerden oldu ve onunla ilk etkinlik olarak, sevgili Huzeyfe ve Kıvılcım&#8217;ın o dönemde bilgi güvenliği eğitimi başlatmıştı ve bu eğitime katıldık. Öğrenilenleri geriden gelen üyelere aktarıp, bilgi çıtasını yükseltmekti amaç.</p>
<p>Bu etkinlikle birlikte bu yola girdiğim dönemde yaptığım iki yıllık yol haritası da iyiden iyiye işler duruma geldi =) İkinci yarı yılda üye sayımızı artırmak ve idari yapılanmamızı güçlendirmek ile geçti. Web sitemiz açıldı ve irili ufaklı etkinliklerimiz de devam etti.</p>
<p>İkinci yıl önemliydi zira iki yıllık planımı tutturmam gerekiyordu. Öncelikle kulübümüzün adını <strong>Bilişim Güvenliği ve Araştırma Topluluğu </strong>olarak değiştirmek için resmi girişimde bulunduk. İsim değişikliği ardından, Türkiye de ilk kez bir öğrenci kulübü olarak, araştırma-geliştirme laboratuvarı oluşturma çalışmalarına başlayarak sponsor arayışlarına girdik.</p>
<p>Bu arada, topluluğumuzu biraz daha kurumsallaştırmak adına çeşitli departmanlara böldük. Topluluk;</p>
<ul>
<li>Araştırma-Geliştirme Koordinatörlüğü</li>
<li>Web ve Multimedia Kordinatörlüğü</li>
<li>Basın ve Halkla İlişkiler Kordinatörlüğü</li>
<li>Belgelendirme ve Dökümantasyon Kordinatörlüğü</li>
<li>Denetleme Kurulu</li>
<li>Disiplin Kurulu</li>
</ul>
<p>olmak üzere ayrı departmanlara bölünmüş oldu. Tabi bir topluluk olarak manifestoya ihtiyacımız vardı. Bu manifestoyu o dönemlerde v1 olarak yayına soktum =))</p>
<p>Bu arada bir iki sponsor bularak çeşitli cihazları temin ettik (switch, router, firewall, server, pc ). Kulüp iç eğitimlerimiz başlamıştı. TCP/IP, Temel Network Kavramları, Python, Pen-Test metodolojileri gibi eğitimlerimizi verdik.</p>
<p>Ayrıca dışarıda pek çok üniversite ortaklığında, akademik yaşam ile sektör arasnda ki boşluğu kapatmak üzere bir araya gelmeyi hedefleyen <strong>Bilişim Platformu </strong>organizasyonunun kurucu üyelerinden olduk.</p>
<p>Akabinde, İstanbul ve Galatasaray üniversitelerinde TCP/IP seminerleri vererek dış etkinliklerimize de başlamış olduk. Derken üye sayımız 56 lara yükseldi. Üyelerimizi pasif ve aktif üyeler olarak iki parçaya böldük. Çok teknik konuları aktif üyelerimize açtık ve dışarıdan katılımı engelledik. Aktif üyelerimize gizlilik sözleşmesi imzalatarak, çeşitli alanlarda denetimi sağlamış olduk.</p>
<p>Şuanda, kulübün benim yakın zamanda başlayacak olan yokluğumda da kendi kendisiini idare edebilmesi için son rütuşlarımızı yapmaktayız. İç ve dış eğitimlerimiz, etkinliklerimiz ve laboratuvar çalışmalarımız devam etmekte.</p>
<p>Ünviersitemizin networkünün belirli alanlarında güvenlik testlerine başladık, çeşitli kriptolojik yazılımlar da gerçekleştirmiş olduğumuz projeler arasında yer aldı. Kısa sürede sıfırdan bence olumlu bir yere geldik. En büyük isteklerimden biri, büyük emekler harcadığım bu topluluğun iyi üretimler gerçekleştirerek, yoluna devam etmesidir. Şuanda gidişat gayet iyi, öğrenci toplulukları arasında saygın bir yerimiz olduğunu görebiliyorum. Çünkü sadece seminer etkinliği, parti eğlence odaklı toplulukların aksine ciddi şekilde üretimi düşünen ve dışarıya kapalı bir topluluğuz.</p>
<p>Aslında oldukça özet geçtiğim bu süreci buraya not düşürüyorum. Beyenen alır beyenmeyen pısar kaçar =P</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/04/17/kucuk-bir-oyku/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ODTU ve Güvenlik Sıkıntısı</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/02/10/odtu-ve-guvenlik-sikintisi/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/02/10/odtu-ve-guvenlik-sikintisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2009 14:50:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=170</guid>
		<description><![CDATA[Yani yazmayayım yazmayayım diyorum ama her günüm ayrı bir mücadele ile geçiyor. Kaldığım yer A3 kapısına yakın ve araba ile oradan kampuse girmeye çalıştım. Ukala bir herif çıktı karşıma ki burada bir parantez açmak istiyorum konuya döneceğim sonra. Bu güvenliklerin ukalalıklarına oldum olası sinir olurum. Üniforma giyerler, bir yere dikerler bu adamları, bir görev tebliğ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yani yazmayayım yazmayayım diyorum ama her günüm ayrı bir mücadele ile geçiyor. Kaldığım yer A3 kapısına yakın ve araba ile oradan kampuse girmeye çalıştım. Ukala bir herif çıktı karşıma ki burada bir parantez açmak istiyorum konuya döneceğim sonra. Bu güvenliklerin ukalalıklarına oldum olası sinir olurum. Üniforma giyerler, bir yere dikerler bu adamları, bir görev tebliğ ederler ve adamlar rollerine öyle kaptırırlar ki kendilerini, çoğu zaman tebliğ edilenden fazlasını yapmaya kalkarlar.</p>
<p><span id="more-170"></span></p>
<p>Neyse adam öyle bir tavırlarda ki, sanki bahçesine ağaçtan elma çalmak için giriyorum. Böyle bir sahiplenmeler, yaptığı işi, Cumhurbaşkanını korumak ile benzer seviyelere taşımalar, hatta alarm düzeyini kafasına göre kırmızıya yükseltmeler&#8230;Aramızda geçen konuşma;</p>
<p>G: Yardımcı olabilir miyim?<br />
B: Teşşekkür ederim yardımlık bir şey yok, teknokente gelmiştim içeri giriyorum. Yolu biliyorum.<br />
G: Teknokent girişi aşağı kapıdan<br />
B: Nası yani? Sonuçta kampuse girmiyor muym? Burdan girince ne oluyor orasının farkı ne?<br />
G: biz işimizi yapıyoruz (olayı direk niye bu boyuta taşıdı anlam veremedim)<br />
B: Ben de yapmaya çalışıyorum, ama sürekli problem çıkıyor.<br />
G: Buradan alamam sizi<br />
B: Ziyaretçi olsaydım? Kimlik bırakıp giremez miydim?<br />
G: Girerdiniz<br />
B: Öyle yapim o zaman çıkarken alırım.<br />
G: Olmaz teknokente geldiğinizi biliyorum<br />
B: Bakın ben istanbuldan geliyorum, aşağıki kapı filan bulamam geç kalıyorum. kaybolurum<br />
G: Benim sorunum değil<br />
B: Sizin sorununuz ne peki?<br />
G: Anlamadım, benim bir sorunum yok<br />
B: Tamam anlaştık o zaman sorununuz yoksa bırakın geçeyim.<br />
G: Mümkün değil.</p>
<p>Şimdi bu kural aşırı saçma, yani tamam anladık, sticker satmak istiyor okul yönetimi ama be güzel kardeşim, kırk yılın başı geliyorum. yolu 13km uzatim mi sadece bir kapıdan girebiliyorum diye. Bu teknokent te çalışanlar suçlu filan mı böle öğrencilerden onları soyutlamış ve Getto gibi kapatılmış. Nedir yani?</p>
<p>Bu olay gerçekten güvenlik temelli bir uygulama olsa, adamlar bu esnekliği her seferinde gösterirler, ama öyle değil, içeri girip çıkan insanın haddi hesabı yok. Yazın minübüsten kimlik sormak için indirmeye kalkan güvenliğe, ayağımı burktum hastaneden geliyorum inmim şimdi beni tanıosun zaten filan diyip girmiştim içeri. Bugün de bir başka sohbet ile girdim içeri; komik..</p>
<p>G: Yardımcı olabilir miyim?<br />
B: Kapıyı açar mısınız?<br />
G: ODTU Kimliğinizi görebilir miyim?<br />
B: Öyle bir kimliğim yok toplantı için gelmiştim.<br />
G: Ne toplantısı?<br />
B: Böyle bir bilgiyi sizinle paylaşamam malesef özel bir toplantı<br />
G: Nerede ?<br />
B: Kampus içinde fakat yer söyleyemem ve gecikiyorum içeri girmem gerekiyor, isterseniz üstünüzü çağırın bir de onla görüşeyim siz bilirsiniz<br />
G: Peki tamam geçin.<br />
B: Teşekkür ederim.</p>
<p>Yorumu size bırakıyorum. Bu yazıyı umarım ODTU lü ilgili herhangi bri yetkili görür de bu saçmalıktan vazgeçerler. Çünkü bazen güvenliğin yaptığı uygulamardan haberleri olmuyor. Misal, Işık Üniversitesi&#8217;nde benzer sticker uygulaması olmuştu. Bu dönemde yukarıdan güvenliğe stickersız araçların içeride park etmemesi gerektği üzerine stickersız araçları içerde olmicak şeklinde bi tallimat gitmiş. İşgüzar güvenlikler bunu öyle bir boyuta taşıdılar ki, arabamla geliyorum içeri almıyorlar, babam gelseydi diyorum ozaman alırdık diyor, peki babamla gelseydim arabayı ben sürseydim diyorum, gene alamazdık diyor =)))) yorum yine sizin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/02/10/odtu-ve-guvenlik-sikintisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>21</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taşındım&#8230;</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/02/05/tasindim/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/02/05/tasindim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2009 08:57:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=168</guid>
		<description><![CDATA[Bu kelime gündelik bir kelime olabilir ancak benim için oldukça radikal bir değişimin simgeliyor. 5 yıldır yaşadığım ve aşırı sevdiğim Şile&#8217;den ani bir şekilde taşınma kararı aldım. Şuanda bu yazıyı yeni evimde uyandığım ilk sabahın içindeyken yazıyorum. Umarım bundan sonra ki kısım, planladığım ve öngördüğüm şekilde geçer. Bir süredir düşündüğüm bu süreci hızlandıran bazı etkenler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bu kelime gündelik bir kelime olabilir ancak benim için oldukça radikal bir değişimin simgeliyor. 5 yıldır yaşadığım ve aşırı sevdiğim Şile&#8217;den ani bir şekilde taşınma kararı aldım. Şuanda bu yazıyı yeni evimde uyandığım ilk sabahın içindeyken yazıyorum. Umarım bundan sonra ki kısım, planladığım ve öngördüğüm şekilde geçer. Bir süredir düşündüğüm bu süreci hızlandıran bazı etkenler oldu. Ancak bunlara, <strong>company confidential </strong>olması gerekçesi ile yer veremiyorum =) Seneler sonra geriye dönüp DB ye baktığımda, bana yaşananları hatırlatması için anahtar kelime <strong>mor</strong> olsun. Kendisi <em>kırmızı ile mavinin </em>karışımıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/02/05/tasindim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LKD Kimlik Kartım</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/01/16/lkd-kimlik-kartim/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/01/16/lkd-kimlik-kartim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2009 13:09:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Linux Açık Kaynak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=165</guid>
		<description><![CDATA[LKD Kimlik kartımın geldiğinin haberini alınca, heyecanla teslim almak için koşturdum. Bu tarz şeyler sosyal gruplar açısından önemlidir. Özellikle kimlik bir aidiettir bir anlamda. Bu nedenle oldukça sevindim. Fakat malesef kimlik kartımda bir takım yanlışlar olması biraz üzücü oldu. Adım Kubilay Onur Güngör, ancak Onur, soyadı bölümünde görünmekte. Soyadım ise, mail adresi bölümünde =) böyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">LKD Kimlik kartımın geldiğinin haberini alınca, heyecanla teslim almak için koşturdum. Bu tarz şeyler sosyal gruplar açısından önemlidir. Özellikle kimlik bir aidiettir bir anlamda. Bu nedenle oldukça sevindim. Fakat malesef kimlik kartımda bir takım yanlışlar olması biraz üzücü oldu. Adım Kubilay Onur Güngör, ancak Onur, soyadı bölümünde görünmekte. Soyadım ise, mail adresi bölümünde =) böyle küçük bir sorun mevcut. Ancak kimlikte yazan ben olmasamda fotoğraf ve üye no dan anlayabileceğim üzere o benim kimliğim =P ve Derneğe olan gönül bağımın somut bir simgesi. Herkese teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/01/16/lkd-kimlik-kartim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günlük Yazmak</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/01/12/gunluk-yazmak/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/01/12/gunluk-yazmak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2009 11:20:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=162</guid>
		<description><![CDATA[Esasında bu başlığı web sitesi açmak olarak da genelleyebiliriz. Tabi ki günümüz şartların da böyle bir genelleme için pratikde fazla iddialı kaçabilir. Google da web sitesi kirmizivesiyah.org da =) Ancak yinede, sanal dünya içerisinde kendime ait bir evim, bir nevi arsam, bana ait bir yer olması güzel bir duygu. Benim bilgisayarla tanışmam aslında pek çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Esasında bu başlığı web sitesi açmak olarak da genelleyebiliriz. Tabi ki günümüz şartların da böyle bir genelleme için pratikde fazla iddialı kaçabilir. Google da web sitesi kirmizivesiyah.org da =) Ancak yinede, sanal dünya içerisinde kendime ait bir evim, bir nevi arsam, bana ait bir yer olması güzel bir duygu. <span id="more-162"></span>Benim bilgisayarla tanışmam aslında pek çok insanın olduğu gibi amigalara ve com64 lere dayanmaz. Hatta lise hazırlık sınıfında, binbir zorluklarla aldığırdığım, pentium bir makine kadar geriye gidebiliriz ancak. O dönemlerde, benim bu mesleğe sahip bir insan olacağımı inanın ben de tahmin etmediğimden, bilgisayar benim gibi meraklı biri haricinde ki herkes için gereksiz bir harcama olarak görülüyordu.İşin göz bozulması, radyasyon vs gibi abuk sağlık önlemlerinin oluşturduğu refleksler bi tarafa =)</p>
<p style="text-align: justify;">Neyse ben bilgisayarla tanıştığımda, insanlar FIFA oynuyorlardı yani, o kadar yakın bir tarih kısaca =). O dönemde şimdi Alcatel de sanıyorum JAVA developer , bir arkadaşım vardı, lise de aynı sınıftaydık. Bu denli dinamik yapılı web siteleri gündem de değildi. Sanıyorum google da yoktu. Arkadaş da biraz html kodlarından anlar ve Frontpage kullanabildiğinden baya yalvardığımı hatırlıyorum bana göstermesi için =) Sağolsun bir gün 1.5 saat kadar bana web sitesi yapımı ve frontpage hakkında bilgi verdi. (link bağlamalar, frontpage de sayfa yapısı, geocities den free alan alma vs). Bu olay enteresan bi ufuk açmıştı. Bir anda hep daha fazlasını isterken bulmuştum. O zamanlar açmış olduğum web sitesi daha sonradan sanıyorum 2001 senesiydi kirmizivesiyah.org olarak değişti.</p>
<p style="text-align: justify;">Başlarda her yeni yetmenin hayalini süsleyen phpnuke kurulumu yapmıştım. Tabi o dönemlerde bilgisayar mühendisi olmak phpnuke kurulumunu başarmakla eş değerdi=) o kadar zor geliyordu. Her şeyden önce böylesi bir teknolojiye şaşırmak o kadar zamanımı alıyordu ki yeni bir şey örenirken oldukça zorluk çekiyordum. &#8220;Şimdi bu beni dünyaya bağlicak öyle mi? Yani ben ABD deki bir insanın yazılarına mı ulaşabileceğim ? Birdakka birdakka bu bütün sınırları kaldırıyor galiba yok artık!&#8221; bu tepkiler uzadıkça saatlerin geçtiğini filan biliyorum. Neyse o dönem aslında benim hakikaten yayına başladığım zamanlardı diyebilirim.</p>
<p style="text-align: justify;">Psikoloji, Matematik ve felsefe ağırlıklı yazılar yazardım ozaman, tabi başkalarının yazılarına da yer verirdim. Üyeler forumlar derken bir noktada durdum düşündüm. Burası artık benim yerim olmaktan çıkmıştı. Huzeyfe&#8217;nin <a href="http://blog.lifeoverip.net/2008/12/28/teknik-bloglarda-icerik-nasil-olmali/" target="_blank">bu yazısında</a> aslında bu konuda güzel ipuçları var. Evet insanlar için bir şeyler yapmak, ortaya birşeyler koymak filan güzel bir şey. Ancak zamanla web dünyasının gelişimine şaşırdığım şeylerin heyecanı kaybolmaya başlamıştı. Başkaları okusun diye yazdığım şeylerle doluydu. Bana dair benim olan hiç bir şey yoktu.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonunda siteyi radikal bir kararla kapatarak, blog sistemine dönüş yaptım. Daha sakin, daha kendimle bir hayatı seçtim. Forum ve yazı denetimlerinin olmadığı, üye sayımı nasıl artırırım diye düşünmediğim ve bilimum portal sistemlerinde ki sorunların çözümüne kafa patlatmadığım, insanlara çeşitli portal sistem kurulumunda yardım etmek gibi bir misyon yüklenmediğim filan. Ben bana dair birşeyler yazardım ve okumak isteyenler okurdu. Kulağa hoş geliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu isteğim tam da blogculuğun yükselişe geçtiği zamanlara denk gelmişti. Eh ben de yavaştan kendimi bu denize atıverdim. Sonraları ise karşılaştığım bir başka çelişki oldu. Takip ettiğim bloglarının çoğunun teknik bloglar olduğunu farkettim. Üstelik bu blogların çoğunda, yazarların hayatlarına dair bilgiler yoktu. Bu noktada oldukça zaman kaybettim diyebilirim. Sonra düşündüğüm de aslında, ilgi ile teknik yazılarını takip ettiğim insanların hayatlarına dair bir şeyler bilmek istediğimi farkettim.</p>
<p style="text-align: justify;">Öyle ya, öklid teoremi heyecan verici, ama üç farklı pisagorla ispatlanabilmesi daha da heyecan verici. Bu insanların bu yazıların ortaya çıkışları, arkaplanlarında sahip oldukları yaşam da bence bir o kadar önemli ve ilham verici olabilir. Bu nedenle, keni blog çizgimde, tüm ilgilendiğim alanlarla veteknik yazıların yanı sıra bana dair yazılarla da doldurmak istediğimi farkettim. O zaman bu iş farklı bir tarafa çekilme durumundan kurtulmuş ve iyiden iyiye benimle ilgili fakat sadece teknik yazıları değil bir bütün olarak takip etmek isteyen insanları çekmiş oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Aslında teoride bunun bir önemi yok. İngilizce sitemin takipçisi de çok az. Gerçi yeni açtım. Ancak şu var. Başka biri için yazmadığınız da birilerinin takip etmemesinin önemsiz olduğu kadar, bütünüyle takip edenler de size ait sıradan yazıları da takip ettiğinden daha mutluluk verici. Öte yandan, birileri için yazmak gibi kendiliğinden misyon edinmemiş oluyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Nihayetinde, internet sosyal bir yaşam, nasıl dışarıda başkalarının yorumları yahut söyleyecekleri şeylere göre yaşamıyorsak, burada da aynı şey geçerli. Bazılarının yazılarının teknik olması gerektiği gibi bir zorunluluk hissettiğini düşünüyorum. Takip ediyorum. Yeni bir teknik yazı yoksa onlara daair bir bilgi de yok. Yaşamları durmuş. Blog tutuyoruz, Paper değil =P</p>
<p style="text-align: justify;">Benim çağrım şu, teknik blog sahipleri, kendinizden de bahsedin, nasıl hayatlar yaşadığınızdan, normalize edebilelim sizleri, buda gerçek birar insan olduğunuzun yine insanlar tarafından captcha denetimi olsun. =) Bazen tuvalete gitmediğinizi düşünyüorum =) yada yemek yemediğinizi filan.</p>
<p style="text-align: justify;">Linux gezegenini çok ilgilendirmeyen bir yazı ama oradaki insanlara da gitsin, onlar da çağrımı duysun istediğimden gezegen tag ını da ekliyorum, affola =)</p>
<p style="text-align: justify;">PS: Noluyo lan bana önce akademisyenler şimdi blogcular heryere sallar olmuşum =)) tesadüf tabi sistematik bir işkence değil =)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/01/12/gunluk-yazmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitim Sistemi ve Akademisyenlik Üzerine</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/01/07/egitim-sistemi-ve-akademisyenlik-uzerine/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/01/07/egitim-sistemi-ve-akademisyenlik-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 00:10:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=157</guid>
		<description><![CDATA[Eğitim sistemi genelde üzerinde çok kafa patlattığım bir konu. Enteresan bir öğrencilik hayatı geçirdiğimden garip teecrübelerim oldu. Öte yandan ailemde öğretmen, akademisyen ve eğitim kurumlarında idareci sayısı hatrı sayılır diyebilirim. Bu açıdan da kendi gördüklerimi, onlar sayesinde gördüklerimi hesaba katarsam, öğretmenler ve eğitim sistemi hakkında tek başıma anket yapabilecek kadar çok öğretmenle içli dışlı oldum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Eğitim sistemi genelde üzerinde çok kafa patlattığım bir konu. Enteresan bir öğrencilik hayatı geçirdiğimden garip teecrübelerim oldu. Öte yandan ailemde öğretmen, akademisyen ve eğitim kurumlarında idareci sayısı hatrı sayılır diyebilirim. Bu açıdan da kendi gördüklerimi, onlar sayesinde gördüklerimi hesaba katarsam, öğretmenler ve eğitim sistemi hakkında tek başıma anket yapabilecek kadar çok öğretmenle içli dışlı oldum diyebilirim. <span id="more-157"></span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Kişisel anlamda da çeşitli dallarda çeşitli kitlelere çeşitli kereler öğretmenlik yapma şansım oldu. Bu nedenle aslında resme diğer yüzünden de bakabilme fırsatım var, tabi buna genetik olarak öğretmenlik geni de eklerseniz, bu tecrübeler üzerine çok daha fazlası için uygun düzeyde empati yapabileceğimi de farkedeceksiniz.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Ne iş yaparsam yapim, gün sonunda bir kitleye bir şeyler anlatıyor olmak, onların hayatlarında belirli olumlu değişikliklere yol açmak, onları belirli biir hedef doğrultusunda motive etmek, hedeflerini belirlemelerine, yeteneklerini ve ilgi alanlarını keşfetmelerine yardımcı olmak gibi uğraşların verdiği haz her seferinde çok daha fazla oluyor. Evet bunun genetik bir yönünün olduğu gerçeği kadar, insanları, yaşadığım dünyayı, bilimi, evreni sevmek gibi değişik bir ilgi alanımın olması da önemli bir etken.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Her şey bir tarafa, ister daha küçük yaşlar için, isterse üniversite için, öğretmenlik nihayetinde, yapılması sonucunda para kazanılan bir nevi yapanın hayatını devam ettirebilmesini sağladığı bir meslek. Fakat bu mesleği diğer meslek grubundan ayıran tabi ki çok önemli farklılıklar var. Tüm meslekler içinde benim en önemli olarak gördüğüm meslek grubu öğretmenlik. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Tabi pek çok şeyde olduğu gibi ülkemizde bu meslek de enteresan boyutlarda yapılmakta. Baktığınız zaman ne olduğu ve neyi ölçtüğü belli olmayan bir sınavdan, daha iyi yeri kazanamadığı ve sırtını devlete dayayıp belirli avantajlar yakalayıp hayatı boyunca garanti bir işi olmasını isteyen insanlar tarafından işgal edilmiş durumda. Bu işgal ile, yine bu meslek grubuna gelecekte dahil olacak insanların da benzeri bir şekilde gelmesi sağlanmış oluyor otomatik olarak. Bunun anaokulu düzeyinde başladığını düşünürseniz, o sistemde yetişen birinin o sistemde öğretmenlik yapabilmesi için, yine o sistemin garip mesleki dinamiklerini sağlamak zorunda olduğu bir gerçek. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Hal böyle olunca, yeni yetişenler de geçmiş nesillerden kendilerine kattıkları gelişi güzel öğretmenlik değerlerini yeni nesillere aktarmaktalar. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Nihayetinde eğitim ve öğretim kurumu olarak gösterilen okulların, tabiki sosyopsikolojik, sosyo ekonomik şartlar ile birlikte, abuk subuk bir sistemle çok tehlikeli boyutta varlığını sürdürmekte olduğunu düşünüyorum. Öyle ki eğitim tarafı tamamen bırakılmış, öğretim üzerinde yoğunlaşılmış, üstelik, onun bile bilimsel metodolojilerden uzak bir tarzda, insanlıktan uzak bir çerçeve içerisinde yapıldığı görülmektedir. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Bu durumun çok doğal bir sonucudur ki, matematik bölümünde ki bir araştırma görevlisi kendisine sorulan “türev nedir?, beri benim türevimi alabilir mi? Alırsa bana ne olur? Neden türev alırız? Türev ve diferansiyel arasında ne gibi geometrik bir farklılık vardır?” gibi sorulara cevap veremez. Yahut bir fizik doktoru, salıncakta sallanırken karnında oluşan karıncalanmanın, nedenselliğini düşünemez. Tabi bu arkadaşlarımız, muhtemelen, lise hayatlarını başarı ile tamamlamış, ÖSS den yüksek skorlar alarak bulundukları bölümlere girmiş arkadaşlarımızdır. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Öte yandan “bu neden böyle?” diye soran bir öğrenci çok normal olarak “bu soru böyle çözülür” yanıtını alır. Sonra sınavda biraz değişiği geldiğinde çözemez. Çözemediği zaman pişkin öğretmen “aslında defterinizdeki sorunun benzeriydi, sadece biraz değiştirdim” der. Aklı başında her öğrenci bu yaklaşıma güler. Gülen öğrenci, haylaz olur tembel olur dsiplinsiz olur. Olması da normaldir, nihayetinde bu adam aklıbaşında olduğundan, yaşananlar komik gelecek ve aykırı bir duruma düşecektir. Her neyse.. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Daha önceki <a href="http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/05/11/egitim-uzerine/" target="_blank">bir yazımda</a> eğitim sisteminde üniversiteye kadar ulaşabilmiş bir insanın, o noktaya gelişini özetlemiştim. Esasında bu özet, şuan hali hazırda yazmakta olduğum yazı açısından da önemlidir. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Evet doğru bir sistem içerisinde, doğru alışkanlıklara sahip olmuş ve üniversitelerde EĞİTİM ve öğrenim hayatlarını devam ettiren arkadaşlar için üniversite yaşamı biraz daha bireysel çabaların ön planda olduğu, projelerin, araştırmaların iç içe olduğu bir yaşamı beraberinde getirir. Bu esasında harika bir yapıdır. Çocuk geçmişte gerekli sorumluluk bilincini alır, gerekli alışkanlıkları, vizyonu, araştırma kabiliyetini edinir ve akabinde üretmeye başlar. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Aksi durumda, yanlış sistem içerisinde, sadece yarışı, kazanmak için heryolun mübah olduğunu gören bir insan için üniversite hayatı, lisenin üniformasız olduğu bir yaşamdan öteye gidemez. Orada da kopya çekecektir, orada da hocalarını baştan çıkaracaktır, orada da ödevlerini başkalarına yaptıracaktır, oradan da bir şekilde belkide yüksek ortalamalarla mezun olacaktır. Garip gelebilir size, dosyasını windows üzerinden paylaştıramayan, doğru düzgün format atamayan linux kuramayan bilgisayar mühendisliği bölümünde araştırma görevlisi olan insanlar tanıdım. Bu insanların ortalamaları top olduğu için oradalardı =)</span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Öte yandan bu durum araştırma görevlisi olan kişiyi rahatsız etmez, çünkü sistem içerisinde başarılıdır. Ve ona bir ödül sunulmuştur. Dolayısı ile teoride yanlış yaptığı birşeyler yoktur. Ona bu fırsatı sunanların yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam eder. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Biraz ordan biraz burdan tezler, yetersiz kişisel gelişim, sıfır pedagojik formasyon, yerlerde sürünen insan ilişkileri ile nihayetinde kadrolar açılır ve bu arkadaşlar Yrd.Doç olarak, kendisinden sonrakileri zehirlemek üzere hayata başlarlar. Bu durumla karşılaşan insanlarda iki tür göze çarpar. Sistemin bombokluğunun farkında olmayıp, bu kişilerin önündeki ünvanlara salyası akıp, bu insanları gözlerinde tanrılaştıranlar, bir de tabi yukarıda bahsettiğim örnekte gülen aykırı tipler. Onlar gülmeye devam ederler.  Buna karşın, onlara da sistemin elemanları alaycı bir ifade ile güler. Çünkü onlar için hala, ukala, şımarık, başarısız insanlardır.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Üniversitede derslere giren bir insanın önceliği öğrencileridir!!!! Bilim değil. Bilim gelişir, herzaman gelişecektir. Ne kadar triplere de girseler bu insanlar, kendilerini yiyip bitirseler de, bir takım şeyler onlardan bağımsız ilerler. Bir öğretmen birincil görev olarak, kendisinden sonra bilimi geliştiricek olanları eğitmekle yükümlüdür. Bunu iyi yapamıyorsa, ya derslere girmez ya da kendisine daha farklı bir iş arar. Olması gereken bu.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Boktan bir sisteme adapte olamamış insanları yargılamayı ve notlandırmayı kendilerine hak gören öğretmenler, en azından yataklarına yattıkları zaman o günü sorgulasınlar lütfen.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Oradakilerin her biri birer insan! Söylenen sözler, yapılan davranışlar, anlatılan şeyler, gösterilen tepkiler bu insanların hayatlarını şekillendirmelerinde önemli girdiler. Yapmayın allahaşkına, kimse sizden nobel almanızı, John Nash gibi dahi tripleri ile koridorlarda yürümenizi istemiyor. 1000 şey bilmeyin! Bildiğiniz 10 şeyi insanlarla iyi iletişim halinde ruhlarınızı kirletmeden, bu insanların her birinin birer gelecek olduğunu unutmadan öğretin. Şu halde merak etmeyin kalan 990 şeyi bu şekilde yetişenler kendileri öğrenirler. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Bilgiye ulaşımın tuvalete gitmek kadar kolay olduğu, zilyonlarca zibille bilginin herkese açık bir şekilde beklediği ortamda sanıyorum öğretimin değil eğitimin önemini kavramak çok zor olmasa gerek. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Eğer sisteminiz başarılı olsaydı, mezun olan herkes kalifiye eleman olarak nitelendirilirdi, profesyonel ve mesleki etik çerçevesinde hareket eder belirli doğrular ve sorumluluklar dahilinde çalışırlardı. Bugün yurt dışında kopya çeken biri psikologa gönderiliyor ve bizim üllkemizde okulda uzaklaştırılıyorsa, üstüne üstlük sistem sizi sürekli buna zorluyorsa, afedersiniz sayın prof lar, acayip derecede sınıfta kaldınız. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Kafanızı, el alemin fikirlerini aldığınız, orasını burasını değiştirip yeni olarak yayınladığınız makalelerden kaldırın da, azıcık insanlık için edinemediğiniz geri kaaldığınız sorumluluklara çevirin. Şuanda yukarı da profilini çizdiğim şekilde çalışan tüm akademisyenleri bir poşete koyup teraazinin bir kefesine çıkarsam, diğer kefesinde bir öğrencinin hayatına olumlu ölçüde katkısı olmuş bir insanı koysam hangisinin ağır basacağını sizin yorumunuza bırakıyorum. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Yaşadığımız yüzyılda, şu teknoloji çılgınlığında, bir öğrenci verdiği dersten başka bi halt bilmeyen bir öğretmenden fikir alamıyorsa hayatla ilgili sektörle ilgili, hiç boş yere dolanmasın ortalıkda akademisyenim diye. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Principle of Programming Language dersi veren biri Ado.NET e dil diyorsa, C# tam olarak object oriented değil diyorsa, bıraksın bu işi lütfen yani. Ya da otursun en az öğrencisi kadar çalışsın. Ayıp denen bir şey var, bu danışıklı dövüşten vazgeçin artık. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Bir diğer husus ise, bu eleştirilerin yapıldığı şahıslar, sistemlerinin avrupa standartlarına uygunluğu gibi konularla övünürler. Yani buna şaşırmam zaten, bir olay düşünün ki, bizim sosyal karakterimizi oluşturacak düzeyde kritik öneme haiz olsun ve avrupadan devşirilmesin =) </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Bazı konulara açıklık getirmek gerekir. Çünkü bu devşirdikleri sistemleri ile övünen bu profil akademisyenler, genelde sistem teorisi bilgisinden çok da nasiplenmemiş insanlardır. Yani sistemin başarılı olabilmesinde pek çok dinamik görev alır. Bu nedendendir ki, Chicago Bulls da oynatılan Triangle Offence, Lakers&#8217;da o düzeyde başarı getirmemiştir. En iyi sistemler her zaman, uygulanacağı toplum için en iyi çözümler olmayabilirler. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">İflas etmiş bir eğitim öğretim altyapınız varken, üniversitelerinizde, dünya standartlarını uygulamaya çalışmanız çok anlamlı değil. Bu zaten aşikar bir şey ki, liselerde ki eğitimlerimizle övünürken, gereksiz yüklemelerle ezberciliği aşılarken, üniversite de ilk 500 de bir okulumuz bile yok dünya standartlarında. Ironik olarak bu durumun dünya standartlarını üniversitelerimizde uygulamaya çalışırken gerçekleşmesi. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify"><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Neyse daha fazla uzatmak istemiyorum ama en azından geribildirimlere önem veren, kendini her daim geliştirmek isteyen, bulunduğu çevreyi dahası kendisini seven sayan akademisyenlere ve olmak isteyenlere Birkaç önerim olacak;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Arial,sans-serif;">İçinizdeki ego problemini aşın ve lütfen kişisel problemlerinizi öğrencilerin hayatlarına etki edecek boyutlarda işinize taşımayın</span></li>
<li><span style="font-family: Arial,sans-serif;">En temel prensibiniz öncelikle olumlu düşünmek olsun. Öğrencileriniz birar insan üstelik, sistemin yanlış alışkanlıklar kazandırdığı insanlar. Bu nedenle hatalardan ötürü ilk önce sistemi ve kendinizi suçlayın yapıcı olmaya çalışın, bu konuda ısrarcı olun. Bu şekilde siz kazanırsınız, çalıştığınız ünniversite kazanır, hayata kazandırdığınız insan kazanır vs vs<br />
</span></li>
<li><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Öğretmeni olduğunuz insanların, sizden bazı konularda daha fazla bilgi sahibi olabileceği gerçeğini kabul etmeniz ve ona göre davranmanız gerekir. Devir değişti çünkü.</span></li>
<li><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Mümkün olduğunca güncel kalmanız, öğrencilerinizi yönlendirebilecek düzeyde sektörel bilgi veya takip durumunuzun olması. Emin olun akademisyenliğinize engel değil.<br />
</span></li>
<li><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Anlattığınız dersi, bu ders zordur bende bu zor dersin dahi hocasıyım triplerinden çıkarak, dersi insanlara kolaylaştıracak şekilde anlatmanız. Karşıdaki insanlara değer vermeniz. Bir router ı yolunuzu kaybettiğinizde yada gitmek istediğiniz yeri bilmediiğinizde, adres sorduğunuz birine benzetmek çok da zor olmasa gerek.<br />
</span></li>
<li><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Mesleki etik anlamında ciddi anlamda geliştirin kendinizi, alakasız insanların kişisel ilişkkileri sayesinde pek çok kereler diplomalar aldıklarına şahit oldum. Bu insanların gelecekti hatalarının veballeri sizin üzerinde olacaktır, insanlık açısından böyle bir yanlışın farkında mısınız ?<br />
</span></li>
<li><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Öğrencilerden size karşı ne ölçüde sorumluluk bekliyorsanız o ölçüde sorumlu olduğunuzu unutmayın. Lütfen siz de en az onlar kadar hazırlıklı gidin derslerinize.<br />
</span></li>
<li><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Öğrencileri kategorileştirmekten vazgeçin demiyorum, özellikle çok öğrencisi olanlar için bu bir takım davranış modellerinin geliştirilmesinde önemli ise de, bu kategorilemeyi not durumuna gööre yapmayın. Mümkün olduğunca onların potansiyellerini ortaya çıkaracak, sizinli kontak halinde olacak projeler vermeye çalışın. Bu sayede daha makul bir kategorizasyon gerçekleşebilir. Düşük not alan, fakat çeşitli şekillerde mesleki açıdan çeşitli başarılar yakalamış insanlar olduğu gibi, tam tersi olarak, top notlara sahip ama bi halta yaramayan insanlar da olduğunu unutmayın lütfen. Bunun yanında, yaptığınız sınavları biraz daha belirleyici şekillerde yapabilirseniz, ozaman bu not dağılımının daha potansiyel dağılımı ile örtüştüğünü göreceksiniz. Buna ek olarak, bazı insanların ciddi bilgi birikimleri ve potansiyelleri olmalarına rağmen çeşitli nedenlerle bunu sizin belirleme yönteminizle ortaya dökemiyor olabilir. Bu insanları harcamayın lütfen.<br />
</span></li>
<li><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Siz her hareketinizle bir modelsiniz, kimisi size bakar sizin gibi olmak ister, kimisi size bakar ve ne olmayacağını farkeder. ODTU de yurda girdiğinizde duvarda bir yazı ile karşılaşırsınız. Orda bulunduğum süre içerisinde her gün okudu merdivenleri çıkarken. Şöyle yazar &#8220;Biz misafirleri çok severiz, kimilerini gelirken, kimilerini giderken&#8221;</span></li>
<li><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Öte yandan, bazı kıstaslarınıza uymamaları onları kötü insanlar yapmaz. Background da neler olduğunu hangi servislerin çalıştığını o servislerin beyinde nasıl etkiler bıraktığını bilemezsiniz. Bu nedenle çizmeyin hemen üstlerini. Bir arkadaşım olmuştu, içki içip çakır keyif olmadan ders çalışamıyordu, fakat nnotları da oldukça yüksekti =) Kim bilir ne vardı kafasında hep merak etmişimdir. Yine ODTU yurdunda bir başka yazıyı buraya eklemek isterim; fakat bu yazıdaki özneyi değiştirebilirsiniz dilediğiniz gibi. &#8220;Sesslizlik, bazılarının başarısının sırrı olabilir&#8221;. Siz buna sessizlik diyin ben içki diyim. VS.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Aslında, daha fazla şeyler yazılabilir fakat bunlar yukarıdaki yazılı önerilerle ortak payda gösterirler. Ayrıca, muhterem öğretmenlerimizin yukarıdaki önerilerden çeşitli türevler alabilme yetilerinin olduğunu düşünüyorum.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Bu profil, dışında tabi ki değerli öğretmenler ,akademisyenler, bilim insanları mevcut. Sölerime onları tenzih ederek son verme işlemine başlamak istiyorum. Bu idelasit işlerine ve kendilerine saygı duyan, çevrelerine değer veren öğretmenler için boynum kıldan ince, saygım sonsuz. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;">Yazının biraz uzun olduğunun farkındayım, daha fazla uzatmamak adına, olaylara çok yönlü bakıp tarafların tezlerine, ve antitezlerine yer vererek daha da uzatmak istemedim. İleri de bir gün, eğitim teorisi hakkında çok daha detaylı çalışmalarımıı yayınlamayı düşünüyorum. <strong>Eminim bunu yaptığım da biri, sen de kimsin diyecektir. Yazının tamamını okuyabilme sabrını göstermiş olan okurlar kolayca ne yapacağımı tahmin edecektir; Güleceğim =))))</strong><br />
</span></p>
<p>Bu arada bu konuda en azından bir yazıyı yazmamı sağlamış olan olay umarım çözülmüştür. Kişiler kendilerini bilirler. =)</p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><strong>Kıssadan Hisse:</strong> Contemprorary Cinema diye bir ders alırım, dersde yoklama sınav ile alınır, her derste film izlenir, filme ilişkin sınav yapılır ders sonunda. O gün izlenecek film &#8220;Bisiklet Hırsızları&#8221;. Bendeniz derse gidemez, fakat filmi önceden hoca duyurduğu için ne izleneceğini bilir ve hocaya bir mail gönderir. &#8220;Hocam üzgünüm dersinize katılamadım, ancak gösterimde ki filmi 3-4kez izledim ve düşüncelerimi paylaşmak isterim&#8221;. Bu film analiizinden sonra, akşam hocadan tüm öğrencilere, sınava girmeyenler başlıklı bir mail gelir. Ve bakarım ki benim adım yoktur. Orada olmamama rağmen analizim sınav yerine sayılmıştır. Bu bir örnek olay, hem de tam tersi durumların yaşandığı aynı uzay içerisinde. Bir öğretmenin, ruhunun temizliği, iyi niyeti, örnek davranışı, hayata zorluk çıkarmayan, farklı çözüm önerileri getiren vs. Bu kadar örneği vermişken saygılarımı da kendilerine iletmek isterim. Hayatta tanıdığım en pozitif, en olumlu ve destekleyici öğretmenlerden biri olan <strong>Suha Calkıvık </strong>a bu vesile ile teşekkür etmek isterim. Gerçi bu yazıyı okursa, imla hatalarından dolayı sinirlenecektir =) Bu arada hemen eklemek isterim, bir daha böyle bir hoşgörüyü kullanacak bir şey yapmadım. Bazıları bu davranışın öğrencilere örnek olacağını yada suistimal edileceğini düşünmüş olabilir. Ama insanlara güvenmek ve onlara sorumluluk vermek gerekir. Hatalar olur, ama düzelir herşey.<br />
</span></p>
<p style="margin-bottom: 0in;" lang="tr-TR" align="justify">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/01/07/egitim-sistemi-ve-akademisyenlik-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ares-Wall Özgürleşiyor</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/01/04/ares-wall-ozgurlesiyor/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/01/04/ares-wall-ozgurlesiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 14:43:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Linux Açık Kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[ares-wall]]></category>
		<category><![CDATA[areswall]]></category>
		<category><![CDATA[pro-g]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=154</guid>
		<description><![CDATA[Bug&#252;n oturup sıradan &#231;alışmalarımı, okumalarımı vs yaparken, beni olduk&#231;a heyecanlandıran ve gururlandıran bir mail geldi. Bu mailin temel i&#231;eriği, &#246;zg&#252;r yazılım d&#252;nyasına ciddi anlamda katkı getirecek olan bir &#34;duruş&#34;du. Sadece bilişim anlamında değil, felsefi anlamda da kendi hayat duruşuma (politik olarak belirli y&#246;nlere &#231;ekilmesin -ki ne kadar s&#252;nd&#252;r&#252;lmeye m&#252;sait bir konu olduğu biliniyor; &#246;zellikle bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Bug&uuml;n oturup sıradan &ccedil;alışmalarımı, okumalarımı vs yaparken, beni olduk&ccedil;a heyecanlandıran ve gururlandıran bir mail geldi. Bu mailin temel i&ccedil;eriği, &ouml;zg&uuml;r yazılım d&uuml;nyasına ciddi anlamda katkı getirecek olan bir &quot;duruş&quot;du. Sadece bilişim anlamında değil, felsefi anlamda da kendi hayat duruşuma (politik olarak belirli y&ouml;nlere &ccedil;ekilmesin -ki ne kadar s&uuml;nd&uuml;r&uuml;lmeye m&uuml;sait bir konu olduğu biliniyor; &ouml;zellikle bu konuda sevgili <a href="http://blogs.portakalteknoloji.com/bora/blog/" target="_blank">Bora G&uuml;ng&ouml;ren&#8217;</a>in ilgili konuda ki yazılarını takip etmenizi &ouml;neririm.) yakın bulduğum &ouml;zg&uuml;r yazılımın ve bu alandaki gelişmelerin beni ne kadar heyecanlandırdığını beni tanıyanlar bilirler. &Ouml;te yandan bu duruşu, bir anlamda kendi şirketimin yapıyor olması ise ayrıca beni normal değerinden &ccedil;ok daha fazla heyecanlandırdı. Bazı insanlar benzeri gelişmeleri bu kadari &ccedil;selleştirmemi garip karşılayabilirler ancak bağlılıklar patalojik olmadığı s&uuml;rece hep g&uuml;zeldir olumludur. =P&nbsp; Neyse &ccedil;ok uzattım konuya d&ouml;nersek;<span id="more-154"></span><strong><br />
</strong></p>
<p align="justify"><a href="http://www.pro-g.com.tr" target="_blank"><strong>PRO-G</strong></a>, 2003 yılından beri geliştirdiği Firewall yazılımı olan <strong>Ares-Wall</strong> un &ouml;zg&uuml;r yazılım olması y&ouml;n&uuml;nde karar aldı. Bu kararın, g&uuml;n&uuml;m&uuml;z şartları dikkate alındığında sekt&ouml;rel anlamda ger&ccedil;ekten cesaret isteyen bir karar olduğu kanısındayım. &Ouml;zellikle, fikir olarak &ouml;zg&uuml;r yazılımı benimsemiş pek &ccedil;ok kişinin, iş sekt&ouml;rel rekabete yahut, kişisel yada firma hedefleri s&ouml;z konusu olduğunda, zikir olarak birinci tekil şahıs anlamında destek de olduk&ccedil;a zorlandığını g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z g&uuml;nlerde, bu şekilde bir a&ccedil;ılımın, hem &ouml;zg&uuml;r yazılım d&uuml;nyasına, hem de ilham verici bir cesaret olması nedeni ile de aklında soru işaretleri olanlara olumlu anlamda katkısı olacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p>
<p align="justify">Konu ile ilgili daha detaylı bilgiye ve yazılım ile ilgili &ccedil;eşitli ekran g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerine, <a href="http://www.burakdayioglu.net/2009/01/04/pro-gden-yeni-yil-surprizi/" target="_blank">big-boss</a> aracılığı ile ulaşabilirsiniz. =)</p>
<p align="justify">Sıradan bir &ouml;zg&uuml;r yazılım taraftarı olarak sekt&ouml;rel katkı olarak d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m bu <strong>duruş </strong>i&ccedil;in PRO-G ye teşekk&uuml;r ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/01/04/ares-wall-ozgurlesiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birşeyler Yapalım&#8230;</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/11/23/birseyler-yapalim/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/11/23/birseyler-yapalim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2008 12:27:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[global ısınma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[Wake Up, Freak Out &#8211; then Get a Grip from Leo Murray on Vimeo.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object width="400" height="225"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=1709110&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" /><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=1709110&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="225"></embed></object></p>
<p>
<a href="http://vimeo.com/1709110">Wake Up, Freak Out &#8211; then Get a Grip</a> from <a href="http://vimeo.com/user432587">Leo Murray</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/11/23/birseyler-yapalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Iphone ve Basit Güvenlik Problemi</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/11/02/iphone-ve-basit-guvenlik/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/11/02/iphone-ve-basit-guvenlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 20:22:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Network]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[iphone]]></category>
		<category><![CDATA[iphone güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[senkronizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[ssh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=139</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık bir hafta &#246;nce Iphone kervanına bende katıldım. Samsung Omnia dan beklediğim performansı g&#246;rememenin ve Sezai Ağabey&#8216;in verdiği gazla Nokia E71 ile benim aklımın bir k&#246;şesinde s&#252;rekli yer tutan fakat &#231;eşitli nedenlerden &#246;t&#252;r&#252; tuttuğu her n&#246;ron da bir de soru işareti barından Iphone arasında kaldım. Bu kararsızlığı ge&#231;en hafta nihayetine erdirerek ( bu nihai sonda, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık bir hafta &ouml;nce Iphone kervanına bende katıldım. Samsung Omnia dan beklediğim performansı g&ouml;rememenin ve <a target="_blank" href="http://www.sezaiyilmaz.com">Sezai Ağabey</a>&#8216;in verdiği gazla Nokia E71 ile benim aklımın bir k&ouml;şesinde s&uuml;rekli yer tutan fakat &ccedil;eşitli nedenlerden &ouml;t&uuml;r&uuml; tuttuğu her n&ouml;ron da bir de soru işareti barından Iphone arasında kaldım. <span id="more-139"></span></p>
<p>Bu kararsızlığı ge&ccedil;en hafta nihayetine erdirerek ( bu nihai sonda, Taksim de Oracle Security eğitimi sonrası harika bir yemekte yakından tanıma fırsatı yakaladığım, s&uuml;per kafa <a target="_blank" href="http://cekirdek.pardus.org.tr/~caglar/zangetsu/blog/">S. &Ccedil;ağlar Onur</a> un da etkisini es ge&ccedil;emeyeceğim) Iphone aldım.</p>
<p>İlk g&uuml;n&uuml;m onu tanımaya &ccedil;alışarak ge&ccedil;ti. Fakat kendimi b&ouml;yle boynundan bağlı k&ouml;pekler gibi hissetmeye başladığımda kararımı da artık vermiştim. Firmware kırıp zincirlerimi kopartacaktım. Nitekim &ouml;yle de oldu. Kırdıktan sonra haddinden fazla bir rahatlama hissettim. Bir s&uuml;r&uuml; &uuml;cretsiz yazılımın barındığı paket depoları vs kocaman bir kapı aralandı ve orda ışığı g&ouml;rd&uuml;m diyebilirim.</p>
<p>Evet yazılıp &ccedil;izildiği gibi enteresan eksiklikleri mevcut aletin. SMS g&ouml;nderdikten sonra g&ouml;nderildi iletiniz gelmiyor mesela ki benim daha &ouml;nce kullanmadığım bir &ouml;zellikdi, o nedenle bir şey değişmedi hayatımda. &Ouml;te yandan başka sinir bozucu eksiklikleri de yok değildi. Bu detaylara girmek istemiyorum yeteri kadar okumuşsunuzdur zaten. Fakat bazı ciddi eksikliklerin &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri de bir anlamda a&ccedil;ık kaynak kodcular tarafından &ccedil;&ouml;z&uuml;lm&uuml;ş durumda.</p>
<p>&Ouml;rneğin, bilgisayarınızı itunes dışında cihazınızla haberleştirip her t&uuml;rl&uuml; veri transferini ger&ccedil;ekleştirebiliyorsunuz. MP3 lerinizi meldo haline getirebiliyorsunuz vs. Bunların dışında paket y&ouml;neticisi olarak APT yi g&ouml;rm&uuml;ş olmam daha &ouml;nce detaylarını incelemediğim i&ccedil;in şaşırttı beni a&ccedil;ık&ccedil;ası. Ben Apple bu noktada da garip bir davranış sergileyebilir şeklinde bir beklenti i&ccedil;erisindeydim. vi, nano gibi edit&ouml;rlerin derleyicilerin vs kullanılabilmesi de ayrı bir hoşluk.</p>
<p>Her ne ise, konuya d&ouml;nmek istiyorum; asıl olay şu ki, aleti kişisel anlamda hayatları i&ccedil;in bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m olarak g&ouml;r&uuml;p alanlar ve almak i&ccedil;in alanlar şeklinde iki grup oluşturabiliriz. Almak i&ccedil;in alan grubun neredeyse tamamı, diğer anlamda kullanan grubun da bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;, Bilgisayar &#8211; Iphone iletişimi i&ccedil;in ek &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri kullanmaktalar ki bunların hemen hepsi geride SSH kullanımını sağlayan &ccedil;&ouml;z&uuml;mler. İki gruptaki kullanıcılar, &ouml;zellikle de XP ve t&uuml;revi işletim sistemlerini kullanıp pc-iphone iletişimini sağlayacağı s&ouml;ylenen programları y&uuml;kleyen sıradan kullanıcılar SSH hakkında detay bilmediklerinden,&nbsp; aslında engelleyebilecekleri bir g&uuml;venlik tehlikesi ile y&uuml;zy&uuml;zeler.</p>
<p>Bildiğiniz gibi aletimiz BSD. default root parolası mevcut. Eğer bu şekilde bir &ccedil;&ouml;z&uuml;mden faydalanıyor iseniz, &ouml;ncelikle root şifrenizi değiştirmeniz ve bilgisayarla ileitşiminiz olmadığı durumlarda SSH ı etkisiz hale getirmeniz sizin i&ccedil;in faydalı olacaktır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bulunduğum mekanda wireless ile internete erişen bir iphone &uuml;zerine &ouml;ntanımlı root şifresi ile SSH bağlantısı &ccedil;ekerek root olabildim. Sonradan farkettim ki (mekanımda nedense bir iphone bolluğu var) cihazını bu şekilde kullanan pek &ccedil;ok insan var.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/11/02/iphone-ve-basit-guvenlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

