<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kırmızı ve Siyah &#187; Temel Bilimler</title>
	<atom:link href="http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/category/temel-bilimler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kirmizivesiyah.org</link>
	<description>Kendiliğinden...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Dec 2011 12:41:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Dörtgenler Güzeli Kare&#8217;ye Şiir</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2010/08/04/dortgenler-guzeli-kareye-siir/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2010/08/04/dortgenler-guzeli-kareye-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2010 13:28:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[dörtgenler güzeli]]></category>
		<category><![CDATA[kare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=257</guid>
		<description><![CDATA[Dörtgenler güzeli kare için bir şiir Ne zaman yazmışım hatırlamıyorum Kenarları eş Karşılıklı olanları paralel Açıları eş 90-90-45 Pardon pardon Akıl şaştı kontak attı karıştırdık işi, Başa dönelim düzeltelim bu işi Açıları eş ölçüleri 90 Açıortay çizilince oluyor 45-45 köşedeki 90 Köşegenleri eş birbirini dimdik ortalar, Söyleyin bana bu hangi dörtgende var Hem kenarlara içten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dörtgenler güzeli kare için bir şiir <img src='http://www.kirmizivesiyah.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ne zaman yazmışım hatırlamıyorum</p>
<p>Kenarları eş<br />
Karşılıklı olanları paralel<br />
Açıları eş 90-90-45<span id="more-257"></span><br />
Pardon pardon<br />
Akıl şaştı kontak attı karıştırdık işi,<br />
Başa dönelim düzeltelim bu işi<br />
Açıları eş ölçüleri 90<br />
Açıortay çizilince oluyor 45-45 köşedeki 90<br />
Köşegenleri eş birbirini dimdik ortalar,<br />
Söyleyin bana bu hangi dörtgende var<br />
Hem kenarlara içten teğet, hem köşelerden geçen çevrel çember<br />
Dahası var, bu iki çemberin merkezi<br />
Yani köşegenlerin kesim yeri<br />
Üstelik ağırlık ve ortasantr merkezi<br />
Bir kenarı a ise<br />
Köşegeni kök2 a<br />
İçteğet çemberin yarıçapı a/2<br />
Bütün şekiller tüm fesatlar çatlasın benzer<br />
Yoktur dörtgenler içinde ondan güzel&#8230;﻿</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2010/08/04/dortgenler-guzeli-kareye-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Niyet Herşeye Muktedir</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2010/07/14/niyet-herseye-muktedir/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2010/07/14/niyet-herseye-muktedir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 09:03:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişsel Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji vs]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Bilimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=249</guid>
		<description><![CDATA[Hafife alınmayacak enteresanlıklar içinde geçen hayatımda, gerek deneyimlediğim gerekse araştırıp öğrendiklerimin süzgecinden vardığım sonuç bu oldu. Evet &#8220;niyet herşeye muktedir&#8221;. İnsanevladı acayip bir eser. Henüz onun kadar çevresi ile etkileşim içerisinde olan bir başka varlık göremedim. Etkiletişim demek karmaşıklık demek böyle bir noktada. O kadar çok uyaran var ki çevremizde, bu da yetmezmiş gibi geçmişimiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hafife alınmayacak enteresanlıklar içinde geçen hayatımda, gerek deneyimlediğim gerekse araştırıp öğrendiklerimin süzgecinden vardığım sonuç bu oldu. Evet &#8220;niyet herşeye muktedir&#8221;. İnsanevladı acayip bir eser. Henüz onun kadar çevresi ile etkileşim içerisinde olan bir başka varlık göremedim. <span id="more-249"></span></p>
<p>Etkiletişim demek karmaşıklık demek böyle bir noktada. O kadar çok uyaran var ki çevremizde, bu da yetmezmiş gibi geçmişimiz de sürekli peşimizdedir. İnsan geçmişinden kurtulabilir mi? Tabi ki hayır! O halde geçmişle uyum sağlamak gerekebilir kafada. Neden? Cevabı basit, geçmişten kurtulamadığımıza göre hayatımız boyunca bizim içimizde, anılarımızda, geleceği algılamamızda, bir konuya fikir yürütmemizde, problem çözmemizde, hatta yemek yapmamızda, temizliğimizde, pisliğimizde her yerimizde var olacak. Ne yani geçmişteki anılarımız yüzünden istediğimiz gibi mutlu olamayacak mıyız ? Çok saçma! tabi ki olacağız. İşte niyet bu gibi noktalarda devreye giriyor ve basit bir kelime değildir. Ama öncesinde biraz daha sallamak istiyorum.</p>
<p>Aklıma bazı sorular ister istemez geliyor bu konuyu düşündüğümde hatta burada hemen 30 sn içinde aklıma gelen soruları paylaşayım siz de bir el atın;</p>
<ul>
<li>Böylesine bir sosyal iletişim içerisinde yaşayan insan ırkının bireylerinin, taşları yerine oturtamadığı bir geçmiş ile geleceğe adım atma eğilimi gösterme lüksü var mıdır ?</li>
<li>Kendi iç dünyası içerisinde bu hissin yeri ne olabilir?</li>
<li>Görmezden gelmek, kaçmak ne kadar süreyle çözüm sağlar?</li>
<li>Kendi yeni geleceğimizi, kendi eski ufalanmış zihnimiz içine hapsetmeye ne kadar gerek var?</li>
<li>Kendimize yeni bir yaşam kurmak &#8220;gerçekten&#8221; ne kadar zor olabilir?</li>
</ul>
<p>Açıkçası bu sorulara doğrudan cevap verme niyetinde değilim, halihazırda yazıyı yazarken bir taraftan aklıma gelen sorulardı, uzatmadan kestim, zira son bir yıldır, hiç adetim olmayan bir şekilde uzatır oldum, zararını gördüm. Öte yandan yazının geneli içerisinde bu sorular üzerine hayata duruşum hakkında fikir edinmeniz de kuvvetle muhtemel. Herneyse konuya dönelim ;</p>
<p><img class="alignleft" style="margin: 5px;" title="niyette keramet var" src="http://farm4.static.flickr.com/3326/3612147253_1030042022.jpg" alt="" width="276" height="207" />Nerede kalmıştık? Evet, herşeyin başında algı geliyor, bilişsel düzeyimiz geliyor. Algıyı pek çok şey şekillendiriyor, analitik düşünme yetisi, zeka, sosyal gelişim süreci, çevresel etmenler, anlık duygudurum değişimleri, geçmiş anılarımız, traumalarımız, alışkanlıklarımız, bakışımız, duruşumuz, yürüyüşümüz, yaptığımız spor, okuduğumuz kitap, konuştuğumuz insanlar, vs vs vs. Bütün bunlar bir araya geliyor, beyinde kimbilir neler oluyor, yeni sinapslar yeni path ler oluşturuyor, yeni bilgiler belgeler kaydediliyor, yeni çıkarımlar yapılıyor, o gidiyor farklı bezleri tetikliyor, belki yeni belki alışıldık hormonlar salgılanıyor, dğeişik hisler filan derken süreç tıkır tıkır çalışıyor.</p>
<p>Süreç iyi güzel fakat ciddi anlamda da sıkıntılı olabiliyor. Benim bile vermekten sıkıldığım örneği tekrarlayacağım;</p>
<blockquote><p>Bir kişi size soruyor; &#8220;Saatin var mı?&#8221;. Bu soruya &#8220;evet var&#8221; yada &#8220;saat 3&#8243; diyebiliriz. Buna işte bu algı ve bilişsel düzeyimiz karar veriyor. Belki koluna bakıyoruz saati var mı diye, saat satıp satmadığına bakıyoruz, çevreye bakıyoruz, geçmiş tecrübelerimizde arama yapıyoruz daha önce bu soruyla karşılaşıldı mı, karşılaşıldıysa ne cevap verildi nasıl bir tecrübe edinildi vs.</p></blockquote>
<p>Ne alakası var diyeceksiniz, geliyorum yavaş yavaş. Size bazen çok uzatabildiğimden bahsetmiş miydim ? Şimdi bu noktaya kadar herşey güzel, belirli bir sistem var, kimi zaman &#8220;false positive&#8221; verse de herşeye tüm yanılgılara, kalıcı hasarlara, geçici duygu dğeişimlerine, ıvır zıvır bir sürü teknik detaya rağmen işleyen bir süreç var. Bizim noktamız bu işleyen sürece etki etme yetisi oldukça yüksek bir kavram olan <strong>niyet</strong> meselesi.</p>
<p>Hepimiz, geçmişimiz yüzünden, bir çok duygudurum bozukluğu, kararsızlık, pira için yorgan yakma sendromu, horizon effect sendromu ve bilimum sendromları hayatımızda yaşamışızdır. Defalarca kendi kendimize depresyona girmiş çıkmışızdır da haberimiz bile yoktur. Kimi zaman biraz daha ciddi düşüşler göstermişizdir de dışarıdan müdahale ihtiyacı doğmuştur filan.</p>
<p>İçinden en çıkılamayacağını düşündüğümüz anlarda bir şeyi hep gözden kaçırırız <strong>niyet</strong>. Niyet gerçek bir psikolojik savaş aracı olma niteliğindedir. Neden? Çünkü, kısmen süreci yavaşlatır, bir köpekbalığının avını suyun üstünde yakalayıp derine çekmesi gibi, süreci yavaşlatırken derinleştirirde. Sizde bir altbilinç oluşturmada yardım eder. Siz farkında olmadan, pozitif gelişme sürecinin içinde bulursunuz kendinizi.</p>
<p>Niyet sanıldığından ve günlük hayatta kullanıldığından daha derin bir kelimedir. Niyet bir duruştur, bir perspektifdir. <strong>Niyet, bütün sıkışmışlığınıza rağmen kendinize bir boşluk yaratmaktır. </strong>Bu sayede kimsenin size açacağı boşluğa ihtiyacınız olmaz. Niyet esasında çözümün büyük oranda kendisidir.</p>
<p>Biz insan ilişkilerinde ve kendi dünyamızda niyeti çok sık kullanırız çoğu zaman farkında olmadan. Ama insanın yapı itibari ile kriz yönetiminde ciddi zaaflarının olması, asıl ihtiyacımız olan kriz anlarında onu etkin bir şekilde kullanmayı engeller. Bu noktada dışarıdan yardım almaktan çekinmemek gerekir. Yardım almak bir doktora gitmenin ötesindedir. Danışmak, tartışmak, fikir sormak, beyin fırtınası yapmak, güvenmek, güven vermek, yani esasında kriz durumunda büyük ölçüde ihtiyaç duyulan şeylerin, başkaları üzerinden, kendi içinizde yükselmesine fırsat vermek. Bu zaten temel bir duruşu ve niyeti beraberinde getirecektir. Size düşen daha efektif ve çözüm odaklı bir hale getirip, sizi rahatsız edecek kavramlardan uzaklaştırıp makyajlamak güzel görünmesini sağlamaktır içinize&#8230;</p>
<p>Evet niyet çevreyi algılamanıza doğrudan etki eder. Siz istesenizde istemesenizde etki eder. İstek her zaman niyetle paralel gelmez <img src='http://www.kirmizivesiyah.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Aşkın gözü kör müdür? Hayır niyettir! Arkadaşlık içinde bir niyet barındırır. Bir insana güvenmeye niyet edersiniz. Oruç tutmadan önce niyet edilir. Niyet teorik anlamda saftır. Burdaki saflık iyilik kötülük temizlik anlamında değil, katısızlık anlamındadır. Niyet biraz daha katıksızdır. Bu nedenle daha iyi bir psikolojik harp aracıdır. Bir insanla ilişkinizi bozmamaya niyetiniz varsa, fedakarlıklarınızla başa çıkacak refleksler geliştirmeniz çok doğaldır. Öte yandan bir ilişkinizle ilgili niyetinizi kaybettiyseniz ya da değiştiyse herşey yük gelmeye başlar. Bu da kendi içinde mantıklıdır.</p>
<p>Örneğin, yaramazlık yapar çocuklar ve aile sabırlıdır. Neden? çünkü niyetleri onları eğitmek ve büyütmektir. Biz aslında niyet gibi inanılmaz bir gücü sürekli kullanırız. Tek yapmamız gereken iyi günlerde değil, kriz anlarında da içimizden yükselmesine izin vermek.</p>
<p>Niyetlerim konusunda zaman zaman hatalar yapsam da, gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki, hayatım boyunca insanların hep niyetlerinin ne olduğuna bakmaya çalıştım. Bunu söylüyor ama niyeti ne olabilir? bu şekilde davranıyor ama niyeti ne? Kimi zaman beni gurursuz gösterse de söylenenlere aldırış etmeden arkadaki niyete odaklanmam, ben yine de bunu yapabildiğim için mutluyum.</p>
<p>Bunu yapabildiğim için değer verdiğim insanlar adına fedakarlık yapabiliyorum gocunmadan. Bunu önemsediğim için, çalıştığım kurumlar için fedakarlık yapmak benim için profesyonellikten öte anlam taşımakta. İyi bir profesyonelden çok iyi bir takım arkadaşı ruhu taşımamın nedeninde bu var.</p>
<p>Bütun bunların yanında en zor zamanlarımda, en içinden çıkılmaz, en yalnız olmayı istediğim zamanlarda üç kavram hayatımı kurtarmıştır.<strong> Aksiyomlarım</strong>,<strong> Niyetlerim</strong>, kuracağım yeni hayat için edindiğim yeni<strong> anlamlarım</strong>.</p>
<p><strong>Yaşadığımız her kötü şeyin cezasını aslında o an çekeriz. Yapmamız gereken son şey bu cezayı geleceğimize ve gelecekteki yenilerimize çektirmek olacaktır. </strong></p>
<p>Bu noktada benim sürecimin algoritması çok kabaca şudur;</p>
<ul>
<li>Sıkıştığımda derine inebildiğim kadar inerim</li>
<li>En temel olduğuna inandığım yerde, niyetime uygun bir aksiyom belirlerim</li>
<li>Bundan sonraki süreci bu aksiyom üzerinden analiz ederim.</li>
<li>Herşey bittiğinde kendimi iyi hissettiğimde dönüp doğrulama yapar bir şey atlayıp atlamadıığımı incelerim.</li>
</ul>
<p>Bu &#8220;swiss army knife&#8221; olabilecek kabalıkta ve aynı oranda derinlikte bir algoritmadır. Bunu çalıştırdığınız spor takımlarındaki krizlerden, aşık olduğunuz kişi ile yaşadığınız krizlere, kendi içsel yolculuğunuzdan, evliliğinize, sektörel krizlere kadar uygulanabilir versiyonlarını çok ama çok kolay bir şekilde üretmeniz mümkün.</p>
<p>Unutmamakta fayda var, inanç çok güçlü bir güdüdür ve temelinde niyet vardır <img src='http://www.kirmizivesiyah.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Böylesine bir gücü kendi iyiliğimiz için yönlendirmek sanırım çok mantıksız ve garip bahanelerle kaçınılmasına gerek olmayan bir yöntem olsa gerek.</p>
<p>Şimdi durun bir dakika o yaptığınız her ne işse bırakın bir kenara, kendinize 10 dk verin. Bu aynı zamanda sevdiklerinize de verdiğiniz bir 10dk olacak emin olabilirsiniz. Bu çerçeve de düşündüğünüzde, ilişkilerinize, çevrenizdeki konumunuza bir el atın. Kimlere ne niyetle nasıl davrnayorsunuz, dahası ne niyetle kendiniz için ne yapıyorsunuz? Eğer kapsamlı ve saf bir düşünce içerisine girer ve <strong>niyetiniz gerçekten bu soruları cevaplamak olursa </strong>emin olun bir yerlerde bir şeyler için kıpırtılar hissedeceksinizdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2010/07/14/niyet-herseye-muktedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitim Üzerine..</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/05/11/egitim-uzerine/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/05/11/egitim-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 May 2008 21:22:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji vs]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[lgs]]></category>
		<category><![CDATA[öss]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/?p=96</guid>
		<description><![CDATA[En k&#252;&#231;&#252;ğ&#252;m&#252;zden en b&#252;y&#252;ğ&#252;m&#252;ze kadar eğitim hakkında fikri olmayan yoktur. Sistemin i&#231;inde en başarılı olandan en başarısız olana kadar herkes de bir yerlerde bir yanlış olduğunun farkındadır aslında. Tek fark başarılı olan i&#231;in bu yanlışlık bir şekilde rahatsız edici durumda değildir. Bir de &#231;evresine duyarlı biri değilse, zaten zarardan &#231;ok fayda getirir. Şu su g&#246;t&#252;rmez [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>En k&uuml;&ccedil;&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zden en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;m&uuml;ze kadar eğitim hakkında fikri olmayan yoktur. Sistemin i&ccedil;inde en başarılı olandan en başarısız olana kadar herkes de bir yerlerde bir yanlış olduğunun farkındadır aslında. Tek fark başarılı olan i&ccedil;in bu yanlışlık bir şekilde rahatsız edici durumda değildir. Bir de &ccedil;evresine duyarlı biri değilse, zaten zarardan &ccedil;ok fayda getirir. <span id="more-96"></span></p>
<p>Şu su g&ouml;t&uuml;rmez bir ger&ccedil;ek ki, şuanda hali hazırda sistem olarak kullanılan şey tamamen yetersiz ve başarısız bir yapı. Bunun &ccedil;ok &ccedil;eşitli nedenleri var. Amacım genel hatları ile bu nedenleri belirlemek, daha sonradan bu nedenler &uuml;zerine, kapsamlı &ccedil;&ouml;z&uuml;m &ouml;nerileri sunmak ilerleyen zamanlarda..</p>
<p>Her şey den &ouml;nce, toplumsal yapı ile teknolojik ve teknik ilerlemeler paralellik g&ouml;stermiyor. Bu nedenle, gerek sistem bazında gerekse birey bazında değişime ayak uydurma s&uuml;reci pek tabi ka&ccedil;ırılıyor. &Ouml;te yandan d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde, sistemin kendisinin insan eli ile bir anda değiştirilme fikri ne kadar ger&ccedil;ek ve ne kadar mantıklı, bunun yanı sıra tek bir elle değişmeyen sistemde, sstem i&ccedil;erisinde ki bireyler değişim s&uuml;recini nasıl tetikleyebilir? Bunlar da ayrıca &uuml;zerinde bağımsız olarak d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmesi gereken sorular.</p>
<p>İnsan doğuyor, belirli bir yaşa kadar aile eğitimini belirli &ouml;l&ccedil;&uuml;lerde alıyor. Daha sonra ise &ouml;ğretim hayatı başlıyor. Her ne kadar eğitim ve &ouml;ğretimin bir arada olduğu s&ouml;ylense de, &ouml;ğretim ağırlıklı giden bir eğitim sisteminin ilk adımları ilk&ouml;ğretim okulları ile başlıyor. Bu yaşlarda belki daha ağırlıklı olması gereken eğitim, &ouml;ğretim yaklaşımının &ccedil;ok gerisinde kalıyor malesef. Kişisel gelişim s&uuml;recinde, &ouml;n planda olması gerekirken, asıl &ouml;n planda olan Liselere Giriş Sınavı ve bu sınav sonucunu belirleyecek olan, faydaları tartışılır bilgi y&uuml;klemeleri oluyor. Baktığınızda, k&uuml;&ccedil;&uuml;k, saf, temiz, meraklı, g&ouml;zleri parıldayan bu &ccedil;ocuklar, LGS veya adı her ne ise o sınav ile y&uuml;zleşiyor ve buraya kadar belki lineer olarak nitelendrebileceğimiz bozulma, bu seviyede logaritmik olarak artıyor.&nbsp;</p>
<p>&Ccedil;ocuklar bu d&ouml;nemde, not kaygısı yaşamaya başlıyor, merak g&uuml;d&uuml;lerinden, kendi ilgi alanlarını, kendilerini keşfetmekten &ccedil;ok, nasıl daha y&uuml;ksek not alır ve nasıl daha fazla soruya daha fazla doğru cevabı veririm hesabına başlıyorlar. Aileler, onların birer gelişim s&uuml;recinde olan &ccedil;ocuklar olduğunu unutup, yarış atları gibi yarıştırmaya başlıyorlar. Tam da bu noktada &ccedil;ocuklar, kopya ile tanışıyorlar.</p>
<p>&Ouml;ğretilen ve onlara sunulan bilgilerin, gerekliliği onlar i&ccedil;in sınavda &ccedil;ıkıp &ccedil;ıkmayacağı ile doğru orantılı oluyor. Sınavda &ccedil;ıkmayacak ama gerekli olan bir bilgi kopya denilen sistem zaafiyeti tarafından kotarılıyor. Faydalı olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;len ve sınavlarda &ccedil;ıkacak olan bilgiler ise, tamamen soru &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;ne y&ouml;nelik, analitik ve korelatik d&uuml;ş&uuml;nmekten yoksun bir şekilde, ezbere dayalı bir şekilde aşılanıyor.</p>
<p>Buraya kadar trajik bir ilk&ouml;ğretim profili &ccedil;izdik aslında. Kendisini sistemden dışarı &ccedil;ıkarıp, kuş bakışı bakan birinin kolayca tespitleri bunlar. Tabi burada, bazı sosyolojik ve sosyoekonomik şartlar da devreye giriyor. Gen&ccedil; n&uuml;fusun &ccedil;ok yoğun olduğu, istihdamın, bu yoğunluğu kaldıracak d&uuml;zeyde olmadığı bir ortamda, tabi ki hayatta kalmak i&ccedil;in yapılacak yarış &ccedil;ok fazla &ouml;nem kazanıyor, &uuml;stelik g&uuml;d&uuml;sel olarak verilen bu yarışta kazanmak i&ccedil;in her yol m&uuml;bah noktasına ulaşılıyor. B&ouml;yle bir durumda,&nbsp; &ccedil;ocuklarının i&ccedil; d&uuml;nyası, doğru yetişmesi, d&uuml;zg&uuml;n bireyler olmasından &ccedil;ok, m&uuml;hendis, doktor, avukat vs olması &ccedil;ok daha acil &ouml;neme haiz bir olgu oluyor aileler i&ccedil;in. Akabinde &ccedil;ocuklara bu bilincin aşılanması g&ouml;revini bazen sadistlik noktasında farkında olmadan uyguluyorlar. B&ouml;ylesine acınası bir durumda olan bir &uuml;lkenin, başında ki insanın &ccedil;ıkıp hala &uuml;&ccedil; &ccedil;ocuk yapın demesi de ger&ccedil;ekten &ccedil;ok trajik son tahlilde.</p>
<p>Şimdi baktığımızda elimizde ne var ? Duygusal gelişimini olması gerektiği gibi tamamlayamamış, LGS sınavı i&ccedil;in &uuml;zerinde binbir baskı ile m&uuml;cadele etmek zorunda olan, kopya ile tanışmış, bilginin değerini tartamayan, merakları t&ouml;rp&uuml;lenmiş bir &ccedil;ocuk.</p>
<p>Daha sonra lise hayatı gelir. Yine nasıl test edildiği belli olmayan fakar sistemin faydasına işleyen s&ouml;z&uuml;m ona iyi okullara girmiş olsun ya da olmasın, aslında &ccedil;ocukluktan ge&ccedil;liğe ge&ccedil;işte, t&uuml;m gen&ccedil;leri aynı sıkıntılar bekler. Bu okullar arasında ki tek fark, yanlışlığını bozukluğunu s&uuml;rekli vurguladığımız sistemlere olan faydaları.</p>
<p>Lise d&ouml;nemine kadar ge&ccedil;irmeleri gereken değişimleri ge&ccedil;irmeyen ve &uuml;stelik beraberinde bir takım &ccedil;arpık alışkanlıklarla gelen &ccedil;ocuklar, lisede ellerinde ki değişim fırsatını bir kez daha kaybederler. Bunun olması &ccedil;ok doğaldır &ccedil;&uuml;nk&uuml; b&ouml;yle bir i&ccedil;sel yolculuğa bırakın &ccedil;ıkmayı, soru sormaya dahi zamanları yoktur. &Ouml;nlerinde o muhteşem, &ouml;n&uuml;nde saygı ile eğilesi sınav &Ouml;SS vardır.</p>
<p>Bu durak LGS gibi değildir. &Ccedil;ok daha acımasız belki LGS den &ccedil;ok daha anlamsız bir sınavdır. Bu s&uuml;re&ccedil; de pek tabi diğer s&uuml;re&ccedil;lerde olduğu gibi aslen olması gereken eğitim den uzak &ouml;ğretimi ezberci sisteme oturtmuş, tamami ile faydacı ve bencil d&uuml;ş&uuml;nen, ergenliğini ne yazık ki bir şekilde alelade tamamlamış gen&ccedil;leri &uuml;reten bir s&uuml;re&ccedil; haine d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. Bu bireylerin de kendilerini sistem i&ccedil;erisinde koruyamamış b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu, analitik d&uuml;ş&uuml;nmekten uzak, &ccedil;evrelerine karşı duyarlılığını yitirmiş, bir şeyi elde etmek i&ccedil;in yapılacak her t&uuml;rl&uuml; şeyin olumlu olduğunu d&uuml;ş&uuml;nen, etik değerlerin yanına dahi yaklaşmamış bireyler olduğu zaten k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bir g&ouml;zlemle farkedilmekte.</p>
<p>Bu soru ş&ouml;yle &ccedil;&ouml;z&uuml;l&uuml;r, bu soru b&ouml;yle &ccedil;&ouml;z&uuml;l&uuml;r, ilerde bir sinek olmak istemiyorsan şu mesleği se&ccedil;, şunda &ccedil;ok para var, bu &Ouml;SS de &ccedil;ıkmaz, vs &ouml;rnekleri &ccedil;oğaltmak m&uuml;mk&uuml;n.</p>
<p>7 yaşından 17-18 yaşına kadar kademeli olarak devam eden ve son 5-6 yılını logaritmik artış ile g&ouml;steren stres birikimi, &ouml;ğrencinin girdiği bir &uuml;niversite ile yerini başka bir takım dinamiklere bırakır. Tabi ilk yılında bu s&uuml;reci tamamlayamayanlar i&ccedil;in s&uuml;re&ccedil; ve devinim devam etmektedir. Daha fazla stres birikimi ile.</p>
<p>İlgi alanının &ouml;nemi yoktur. Yeteneğinin ve hayallerinin de&#8230; &Uuml;niversite sınavlarından &ouml;nce puan hedefi belirlersin. B&ouml;l&uuml;m ise okuldan sonra gelir. Boğazi&ccedil;i olsun da ne olursa olsun. ODTU ye girim de bah&ccedil;ıvanlık olsa okurum (kesinlikle bah&ccedil;ıvanlık mesleğini k&uuml;&ccedil;&uuml;msemiyorum. Vurgulamaya &ccedil;alıştığım vizyonsuzluk). Bu nedenledir ki kazara &uuml;niversitelerinde bir yere gelmiş kişiselere bazı toplantılarda yahut bir şekilde katılınan oryantasyonlarda sorulan &quot;Neden burası? Neden bu meslek?&quot; gibi soruların cevapları &ccedil;oğunlukla gelmez. Gelen cevaplarda tamamen &ouml;znellikten arınmış, kitap civaplarıdır.</p>
<p>Devam edelim, elimizde ne var ? LGS d&ouml;nemindeki duygusal gelişimini tamamlayamamış, eğitim ve &ouml;ğretim diye kendilerine sunulan şeyler ile adeta k&ouml;relmiş &ccedil;ocuk Lisede, kendisini toparlama şansını kullanamadan, beraberinde daha &ouml;nceden g&ouml;rd&uuml;klerini alışkanlık haline getirmiş, &uuml;st&uuml;ne yeni olumsuzluklar ekleyerek s&uuml;reci tamamlamış birey ya da bir şekilde s&uuml;recin tekrar edileceği stres birikiminin &ccedil;ok dah fazla artacağı bir başka birey.</p>
<p>Ser&uuml;venimizin kalan kısmını, hem orada tamamlamak, genel bir resmini &ccedil;izip bazı noktaları daha da kalınlaştırmak adına daha sonra tamamlamaya karar verdim şu dakika itibari ile.</p>
<p>Bu konu aslında uzun zamandır &uuml;zerinde kafa patlattığım ve yazmak istediğim bir konu idi. Ancak birincisi i&ccedil;erik olarak &ccedil;ok detay barındırdığı i&ccedil;in yazım s&uuml;recinin sıkıntılı ge&ccedil;eceğini tahmin ettiğimden &uuml;şeniyordum. Bir de tabi &ccedil;ok daha fazla hissettiğim bir şey var ki, o da yazım s&uuml;resince olduk&ccedil;a sinirleniyor oluşum. Bunlar benim bu konuda yazmamı bu g&uuml;ne kadar erteledi. Her ne kadar tam olarak detaylara inmediysem de bunun bir başlangı&ccedil; olduğunu s&ouml;yleyebilirim.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/05/11/egitim-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>29 Mart 2008 Saat 20:00 Sessiz Kalmayın</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/03/20/29-mart-2008-saat-2000-sessiz-kalmayin/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/03/20/29-mart-2008-saat-2000-sessiz-kalmayin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Mar 2008 11:49:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[earth hour]]></category>
		<category><![CDATA[global ısınma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/03/20/29-mart-2008-saat-2000-sessiz-kalmayin/</guid>
		<description><![CDATA[29 Mart 2008 g&#252;n&#252; Saat 20:00, d&#252;nya genelinde globa ısınmaya karşı, elektrikli aletleri ve ışıkları kapatma eylemi ger&#231;ekleştirilecektir. Eylemin ismi &#34;Earth Hour&#34;. K&#252;resel Isınmaya karşı duyarlı olan herkes bu eyleme davetli. L&#252;tfen sessiz kalmayın ve yaşadığımız, yaşacağımız d&#252;nyamızın korunması i&#231;in sesinizi ve tepkinizi g&#246;sterin..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="justify">29 Mart 2008 g&uuml;n&uuml; Saat 20:00, d&uuml;nya genelinde globa ısınmaya karşı, elektrikli aletleri ve ışıkları kapatma eylemi ger&ccedil;ekleştirilecektir. Eylemin ismi &quot;Earth Hour&quot;. K&uuml;resel Isınmaya karşı duyarlı olan herkes bu eyleme davetli. L&uuml;tfen sessiz kalmayın ve yaşadığımız, yaşacağımız d&uuml;nyamızın korunması i&ccedil;in sesinizi ve tepkinizi g&ouml;sterin..</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/03/20/29-mart-2008-saat-2000-sessiz-kalmayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elektronların Hareketleri Videoya Alındı</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/03/11/elektronlarin-hareketleri-videoya-alindi/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/03/11/elektronlarin-hareketleri-videoya-alindi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Mar 2008 20:26:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Temel Bilimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/03/11/elektronlarin-hareketleri-videoya-alindi/</guid>
		<description><![CDATA[Elektronların hareketi kuantum stroboskopu sayesinde videoya alınmış. Video yazının devamında.. Medium: www.youtube.com Link: www.youtube.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Elektronların hareketi kuantum stroboskopu sayesinde videoya alınmış. Video yazının devamında..<span id="more-79"></span></p>
<p><object type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="350" data="http://www.youtube.com/v/61sIKe2y19I"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/61sIKe2y19I" /><param name="quality" value="high" />Medium: www.youtube.com</object>
<br />Link: <a href="http://www.youtube.com/watch?v=61sIKe2y19I">www.youtube.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2008/03/11/elektronlarin-hareketleri-videoya-alindi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadir Has Anadolu Lisesi Seminer</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2007/11/02/kadir-has-anadolu-lisesi-seminer/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2007/11/02/kadir-has-anadolu-lisesi-seminer/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Nov 2007 13:25:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişsel Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Linux Açık Kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[Network]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kogungor.com/index.php/2007/11/02/kadir-has-anadolu-lisesi-seminer/</guid>
		<description><![CDATA[Bu g&#252;n Kadir Has Anadolu Lisesi&#8217;nde konuşmacı olarak katıldığım bir mini konferans vardı. Konuşma konusu olarak &#34;Kişisel İlgi Alanlarının Keşfi ve Bilişim&#34; se&#231;miştim.&#160; Bu konuyu se&#231;memdeki asıl ama&#231; &#246;ncelikle &#246;ğrenci arkadaşlarıma kişisel gelişimleri ve ilgi alanlarına y&#246;nelik keşif hareketi i&#231;in yeni bakış a&#231;ıları oluşturmak oldu. Akabinde bilişim sekt&#246;r&#252;nde s&#252;regelen &#231;alışma alanları hakkında bilgiler verdim. Eğitim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu g&uuml;n Kadir Has Anadolu Lisesi&rsquo;nde konuşmacı olarak katıldığım bir mini konferans vardı. Konuşma konusu olarak &quot;Kişisel İlgi Alanlarının Keşfi ve Bilişim&quot; se&ccedil;miştim.&nbsp; Bu konuyu se&ccedil;memdeki asıl ama&ccedil; &ouml;ncelikle &ouml;ğrenci arkadaşlarıma kişisel gelişimleri ve ilgi alanlarına y&ouml;nelik keşif hareketi i&ccedil;in yeni bakış a&ccedil;ıları oluşturmak oldu. Akabinde bilişim sekt&ouml;r&uuml;nde s&uuml;regelen &ccedil;alışma alanları hakkında bilgiler verdim.<span id="more-48"></span></p>
<p>Eğitim sistemi ve &ouml;ğrencilerin yaşadığı sıkıntılara kısa bir şekilde sosyolojik ve psikolojik yaklaşımda bulunduktan sonra, &ccedil;oklu zeka kuramı ve uygulama şekli hakkında bazı bilgiler sunmaya &ccedil;alıştım. Akabinde m&uuml;hendislik kavramının ne olduğu ve Bilgisayar M&uuml;hendisliğinin &ccedil;eşitli alt dalları hakkında detaylamalarda bulundum.</p>
<ul>
<li>Kriptoloji</li>
<li>Ses ve G&ouml;r&uuml;nt&uuml; İşleme</li>
<li>Yazılım</li>
<li>Network</li>
<li>Cognitive Science (Bilişsel Bilimler)</li>
</ul>
<p>gibi kategorilerde &ccedil;eşitli sohbetlerimiz ve &ouml;rneklemelerimiz oldu. Bunun sonucunda okulda &ouml;ğrenilen şeylerin niteliği ve niceliği, kişisel gelişimin zorunluluğu &uuml;zerine biraz konuşup, derslerde &ouml;ğrenilen şeylerin ger&ccedil;ek hayatta karşımıza nasıl &ccedil;ıktığına dair bir bakış a&ccedil;ısı sunmaya &ccedil;alıştım. &Ouml;zellikle bazı matematiksel ifadelerin fiziksel olayları hakkında bir şeyler s&ouml;ylemeye &ccedil;alıştım.</p>
<p>s&uuml;rem 1 saat ile kısıtlı olduğu i&ccedil;in, kafamda ki gibi net bir şekilde detaylandıramadım. Ancak, yeni bir g&uuml;n i&ccedil;in konuşma kararı aldık. Kafamda tasarladığım gibi olmasa da bence faydalı bir konuşma oldu. 60-65 civarı konuğum vardı. Buda ayrıca memnun etti.</p>
<p>Buradan gelen ve bu organizasyonun yapılmasında katkısı olan herkese teşekk&uuml;r etmek istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2007/11/02/kadir-has-anadolu-lisesi-seminer/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ortalamaya Gerileme</title>
		<link>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2007/04/11/ortalamaya-gerileme/</link>
		<comments>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2007/04/11/ortalamaya-gerileme/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Apr 2007 12:00:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Corpus Callosum</dc:creator>
				<category><![CDATA[Temel Bilimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kogungor.com/index.php/2007/04/11/ortalamaya-gerileme/</guid>
		<description><![CDATA[&#199;ok zeki insanların &#231;ocuklarının da aynı derecede zeki olması beklenirken, genelde &#231;ocuğun anne-babası kadar zeki olmadığı g&#246;r&#252;l&#252;r. Ortalamaya yaklaşmaya ilişkin benzer bir eğilim, &#231;ok kısa boylu anne-babaların &#231;ocukları i&#231;in de ge&#231;erlidir. Bu &#231;ocukların da kısa olmaları olasıdır, fakat anne-babaları kadar değil. Bir hedefe yirmi dart atsam ve hedefi on sekiz kez vurmayı başarsam, yirmi dart [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><font class="content">&Ccedil;ok zeki insanların &ccedil;ocuklarının da aynı derecede zeki olması beklenirken, genelde &ccedil;ocuğun anne-babası kadar zeki olmadığı g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Ortalamaya yaklaşmaya ilişkin benzer bir eğilim, &ccedil;ok kısa boylu anne-babaların &ccedil;ocukları i&ccedil;in de ge&ccedil;erlidir. Bu &ccedil;ocukların da kısa olmaları olasıdır, fakat anne-babaları kadar değil. Bir hedefe yirmi dart atsam ve hedefi on sekiz kez vurmayı başarsam, yirmi dart attığım bir sonraki sefer, muhtemelen bu kadar iyi bir performans g&ouml;stertemem.<span id="more-27"></span></font><br />
<font class="content">Ortalamaya gerileme, değerleri bir ortalamanın &ccedil;evresinde toplanmış rastgele bir miktarda yer alan bir u&ccedil; değerin, ortalamaya daha yakın bir değerce izlenme eğilimi olarak tanımlanır. T&uuml;m&uuml;yle şansın y&ouml;nlendirdiği olaylara anlam y&uuml;kleme eğilimi, sayı cahillerinin eğilimli olduğu bir t&uuml;r psikolojik yanılsamaya yol a&ccedil;ar. Ortalamaya gerileme buna iyi bir &ouml;rnek oluışturur. İnsanlar ortalamaya gerilemeyi, rastgele bir miktarın doğal davranışı olarak g&ouml;rmektense, bunu belli bir bilimsel yasaya bağladıklarında, bu olay &ccedil;ok sa&ccedil;ma bir hal alır. U&ccedil;maya yeni başlayan bir pilot, &ccedil;ok iyi bir iniş yaptığında, bir sonraki inişinin bu denli etkileyici olmaması daha olasıdır. Bunun gibi, eğer yaptığı iniş berbatsa da, bir sonraki, yalnızca şansın yardımıyla daha iyi olabilir. &Ccedil;ok g&uuml;zel bir filmin ikinci &ccedil;evrimi, orjinali kadar g&uuml;zel olmaz. Bunun nedeni, ilk filmin pop&uuml;lerliğinden yararlanmak isteyen a&ccedil;g&ouml;zl&uuml; film end&uuml;strisi olmayıp, sadece ortalamaya doğru gerileminin bir başka &ouml;rneğidir. Ortalamaya gerileme, y&uuml;zeysel bir benzerlik g&ouml;sterdiği halde, aşağıda bahsedilecek olan kumarbaz aldanması &ndash; yazı/tura atışları sonucu &uuml;st &uuml;ste gelen turaların ardından, b&uuml;y&uuml;k olasılıkla yazı geleceği beklentisi - olayından ayrılmalıdır.</font></p>
<div align="justify">&nbsp;</div>
<p align="justify"><font class="content">Kumarbaz Aldanması<br />
Bir bozuk parayı &uuml;st &uuml;ste bir&ccedil;ok kez havaya attığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n. Eğer parada hile yoksa, tura ve yazıların sayı karşılaştırıldığında, bunların ender olarak yarı yarıya olduğu g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. İki oyuncu ele alalım - Peter ve Paul - ve bunların g&uuml;nde bir kez yazı/tura attığını ve Peter&rsquo;in tura, Paul&rsquo;un ise yazı tuttuğunu kabul edin. O ana dek turaların sayısı daha fazlaysa Peter &ouml;nde, yazıların sayısı fazlaysa da Paul &ouml;nde sayılacaktır. Peter ve Paul&rsquo;&uuml;n, her ikisinin de herhangi bir zamanda &ouml;nde olma olasılıkları eşittir; fakat &ouml;nde olan her kimse, b&uuml;y&uuml;k olasılıkla başından beri &ouml;nde olmuştur. &Ouml;rneğin 1000 kez yazı/tura atılmış ve sonu&ccedil;ta Peter &ouml;nde bitirmişse, onun oyun sırasında % 90&rsquo;dan fazla &ouml;nde olma olasılığı, % 45 &ndash; 55 &ouml;nde olma olasılığından fazladır. Bunun gibi eğer sonu&ccedil;ta Paul kazanmışsa, onun oyun sırasında % 96 dan fazla &ouml;nde olma olasılığı % 48 &ndash; 52 &ouml;nde olasılığından &ccedil;ok fazladır. Bu sonucun sezgisel tahminlerle karşıtlık i&ccedil;inde olmasının nedeni, belki de bir&ccedil;ok kişinin ortalamadan sapmaların, adeta lastik bantlabağlı bir mekanizmayla, uzun vadede ortalamaya yaklaştığını d&uuml;ş&uuml;nmeleridir. Yani onlara g&ouml;re sapma ne kadar b&uuml;y&uuml;kse, ortalamaya iten g&uuml;&ccedil; de o kadar b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r. Kumarbaz aldanması denen hatalı inana&ccedil;, yazı/tura atıldığında birka&ccedil; kez &uuml;st &uuml;ste tura gelirse, ondan sonra yazı gelme olasılığının daha fazla olduğuna dairdir. (Benzeri inan&ccedil;lar rulet &ccedil;arkı ve zar i&ccedil;in de ge&ccedil;erlidir.) Oysa yazı/tura i&ccedil;in havaya attığınız paranın, ne ortalamalar, ne de lastik bant mekanizması hakkında hi&ccedil;bir bilgisi yoktur ve eğer 519 kez tura, 481 kez de yazı gelmişse, toplam tura sayısıyla toplam yazı sayısı arasındaki farkın giderek kapanma olasılığı, artma olasılığıyla aynıdır. Bu yazı/tura atılmaya devam edildik&ccedil;e, turaların sayısı 1/2 &lsquo;ye yaklaşsa da doğrudur. Kumarbaz aldanması, farklı bir olay olan &ndash; ve ger&ccedil;ek olan &ndash; ortalamaya doğru gerilemeden ayrı tutulmalıdır. Yazı/tura bin kez daha atılsa, ikinci binde tura sayısının 519&rsquo;dan k&uuml;&ccedil;&uuml;k olma olasılığı fazladır.</font></p>
<div align="justify">&nbsp;</div>
<p align="justify"><font class="content">Aşağıda bahsedilecek olan B&uuml;y&uuml;k Sayılar Yasası&rsquo;nın &ndash; bir olayın olma olasılığıyla, oluş sıklığı arasındaki farkın, uzun vadede sıfıra yaklaşması - kumarbaz aldanmasını desteklediği g&ouml;r&uuml;ş&uuml; de yanlıştır. B&uuml;y&uuml;k Sayılar Yasası İlk kez James Bernolulli tarafından 1713&rsquo;te tanımlanan B&uuml;y&uuml;k Sayılar Yasası &ndash; hilesiz bir parayla &ndash; tura sayısının oranının toplam atış sayısına b&ouml;l&uuml;n&uuml;p, sonucun 1/2 &lsquo;den &ccedil;ıkarılmasıyla elde edilen farkın, atış sayısı arttık&ccedil;a, doğal olarak sıfıra yaklaştığının kanıtlanabileceğini savlar. Bu, atış sayısı arttık&ccedil;a toplam tura sayısı ile toplam yazı sayısı arasındaki farkın k&uuml;&ccedil;&uuml;leceği anlamına gelmez; genelde bunun tam tersi ger&ccedil;ekleşir. Sonu&ccedil; olarak, b&uuml;y&uuml;k sayılar yasası, kumarbaz aldanmasını desteklemez. B&uuml;y&uuml;k sayılar yasası, kuramsal bir olasılığın ger&ccedil;ek yaşama, ger&ccedil;ekte olan şeylere bir t&uuml;r rehber olduğu doğal g&ouml;r&uuml;ş&uuml;ne bir temel sağlar.</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2007/04/11/ortalamaya-gerileme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

